Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2026 E. 2026/2206 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2026
Karar No
2026/2206
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/689 E., 2025/3049 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/891 E., 2021/821 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (.. Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığa ait .. .. Projesi şantiyesinde 05.02.2016-28.01.2019 tarihleri arasında sıva ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız nedenle sona erdiğini, aylık net 3.500,00 TL ücretle çalıştığını, ücretinin asgari ücret kısmının bankadan kalanın elden ödendiğini, haftanın 7 günü 08.00-22.00 saatleri arasında çalıştığını, dinî bayramlar dâhil tüm ulusla ... ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığını, bazı ayları ücretinin hiç ödenmediğini, asgari geçim indirim alacaklarınında ödenmediğini ayrıca yıllık izinlerinin kullandırılmadığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, asgari geçim indirim alacağı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ile yıllık izin ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir bağlantı olmadığını, davada husumetleri bulunmadığını, müvekkili ile dava dışı ... İnşaat Mühendislik Ticaret Ltd Şti (... Şirketi) ile .. Evler Projesi için ince işlerin yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, işin ihale ile ... Şirketine verildiğini, sözleşmeye göre her türlü işçilik alacağından ... Şirketinin sorumlu olduğunu, müvekkilinin asıl işveren sıfatı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacının tüm alacaklarının ... Şirketi tarafından ödendiğini, davacının iddia ettiği net 3.500,00 TL ücretle çalışmadığını, çalışma sistemine yönelik iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... (.. Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının davalıların işçisi olmadığını, dava dışı ... Şirketi işçisi olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının aylık net 3.500,00 TL ücretle çalışmasının mümkün olmadığını, fazla çalışma ile hafta tatili ve ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalışma iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacı istifa ettiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını ve davacının tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı ... Şirketi ile davalı Şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık arasında ... Evler Projesi kapsamında ince işler sözleşmesi imzalandığı ve davacının bu projede alt işverenler nezdinde sıva ustası olarak çalıştığı, asıl işveren olan davalıların davacının tüm hak ve alacaklarından sorumlu olduğu, davacı işçinin son ücretinin dinlenen tanık beyanlarına, emsal ücret yazılarına göre en son net 3.500,00 TL olduğu, davacıya ait işten ayrılış bildirgesinde ayrılış nedeni olarak Kod (03 istifa) bildirilmiş ise de dosyaya davacının istifa ettiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği, haklı nedenle fesih hallerini ispat yükü kendisine düşen işverenin haklı fesih nedenlerini ispatlayamadığı, davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesinin gerektiği, yıllık izinlerinin tamamının kullanıldığını işverenin ispatlayamadığı, yıllık izin ücretinin ödenmesinin gerektiği, davacı işçinin tanık beyanları ile fazla çalışma yaptığını ve ulusal ... ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinin bir kısmında çalıştığını ispatladığı, davacının ödenmeyen 5 aylık ücret alacağının ve asgari geçim indirimi alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... vekilinin istinaf nedenleri yönünden İlk Derece Mahkemesi değerlendirmesinin usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ancak somut olayın özelliğine göre, belirsiz alacak davası olarak talep edilen dava konusu alacaklara, dava ve ıslah tarihinden bölmeden, tamamına dava tarihinden faiz işletilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili Şirket ile dava dışı ... Şirketi arasında ince işler sözleşmesi imzalandığını, bu ilişkinin müteselsil sorumluluğu gerektiren asıl alt işveren ilişkisi olmadığını, müvekkili Şirketin, işin uzmanlık gerektiren bir kısmını ihale ettiğini, sözleşmenin niteliğinin ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin hatalı değerlendirildiğini, müvekkili Şirketin ihale makamı veya anahtar teslim işveren konumunda olduğu gözetilmeden, eksik inceleme ile asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, 2. Davacının işten istifa ettiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, 3. Davacı, aylık net 3.500,00 TL ücretle çalıştığını iddia etmişse de, bu iddianın Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ve imzalı bordrolarla uyuşmadığını, 4. Davacının talep ettiği sürelerde fazla çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tanıkların çalışma süreleri ve bilgileri yeterince denetlenmeden, tüm dönem için varsayımsal hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, 5. Dava dışı ... Şirketi tarafından işçilik alacaklarına ilişkin ödemeler yapıldığını, bu husus araştırılmadığından mükerrer ödeme itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, husumet, iş sözleşmesinin feshi, ücret seviyesi, talep edilen alacakların ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz eden sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Şirketi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2026, K. 2026/2206, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2026-e-2026-2206-k-8d3a181bcabc