Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1685 E. 2026/4914 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1685
Karar No
2026/4914
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/622 E., 2025/2065 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/224 E., 2023/64 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.03.1999-14.03.2018 tarihleri arasında aralıksız şekilde posta dağıtım görevlisi olarak çalıştığını, haksız şekilde işten çıkarıldığını, asgari ücretin %40 fazlası ücret aldığını, davacının iş sözleşmesinin feshinden sonra işe iade davası açtığını, davanın kabulü kararının keşinleştiğini, davacının 20.01.2020 tarihli Noter ihtarnamesiyle işe başlatma talebinde bulunduğunu, davacının işe başlatılmadığını, işe iade alacaklarının ödendiğini, davalı ...'nin asıl işveren olduğunu, davacının çalıştığı sürece değişen alt işveren Şirketlerde çalıştığını, çalıştığı sürece son 2 yıl hariç yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ile davadışı ... Oto. Bil. Elek. ve Taş. San. Dış Tic. Ltd. Şti. arasında 28.02.2018 tarihli Ayrım-Dağıtım Hizmetlerine İlişkin Sözleşme bulunduğunu, müvekkilinin yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu olmadığını, davacının 20.03.1999-14.03.2018 tarihleri arasında değişen alt işverenler nezdinde çalıştığını, ücretinin 2020 yılı itibarıyla belirlenmesini kabul etmediklerini, yüklenici firmalar tarafından yıllık izne ayrılmak isteyen davacının yerine yedek işçiler getirtilerek yıllık izin kullandırıldığını, yıllık izin kullandığına dair belgelerin özlük dosyasında mevcut olduğunu, husumet ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin feshinin geçersiz olduğunun kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olduğu, davacının işe iade kararından sonra işe başlatılmadığı, asıl işveren olan davalının davacının alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacının 20.03.1999-14.03.2018 tarihleri arasındaki hizmet süresine 4 aylık boşta geçen süre ilave edilince hizmet süresinin 19... ay 24 gün olduğu, kullandırıldığı ispatlanamayan ve karşılığı ödenmeyen yıllık izin ücreti alacağının da bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet itirazlarının bulunduğunu, davacının müvekkili İdare bünyesinde değil ihbar olunan yüklenici Şirketler nezdinde çalıştığını, iş sözleşmesinin feshinde davalı İdarenin emir ve talimatı bulunmadığını, işçilik alacaklarından davalının sorumluluğu bulunmadığını, 2. Davacının müvekkili Kurum'da istihdam edilmemesine rağmen bünyesinde çalıştığı firmaya karşı dava yoluna başvurmadığını, müvekkili ile davacı arasında sözleşmesel bir bağ bulunmadığını, müvekkili İdarenin ihaleyle hizmet satın aldığını, bu hizmeti yürütmek için işçi çalıştırmadığını, İdarenin sadece ihale makamı olup asıl işveren gibi sorumlu tutulamayacağını, davanın muhatabının mevcut sözleşmeler gereği yüklenici firmalar olduğunu, hükmün bozulması gerektiğini, 3. Davacının çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini kullandığını, kayıt altına alınan veriler ve temin edilen yıllık izin talep dilekçelerinin dosyaya ibraz edildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, husumet ile davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. İşçinin uzun süre yıllık ücretli izin kullandırılmadığı iddiaları karşısında 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde belirtilen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir. Dairemizce uzun süre kavramı beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirilmiş olup kullandırılmadığı iddia edilen izin süresinin toplamda beş yıl veya daha fazla olması hâlinde anılan hüküm çerçevesinde uygulama yapılması gerekir. Davacı dava dilekçesinde, çalıştığı süre zarfında son iki yıl hariç yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hizmet süresine göre hak kazandığı yıllık izin gün sayısından, sunulan yıllık ücretli izin kullanım belgelerine göre izin kullanılan günler düşülerek bakiye süre için yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmıştır. Davacının çalışma süresi içerisinde 2014, 2015, 20 16... yıllarına ilişkin kullandığı yıllık izinleri gösteren belgeler dışında diğer çalışma dönemlerine dair yıllık ücretli izin belgesi sunulmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığı 1999 yılından 2014 yılına kadar hiç izin kullanmadan çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, davacı asıl duruşmaya davet edilerek özellikle belirtilen tarihler arasında herhangi bir zamanda yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı hususunda beyanı alınmalı, 2014-2017 yılları arasında mahsup edilen günler dışında kullandığı başka yıllık ücretli izin olup olmadığı da sorularak netleştirilmeli, bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1685, K. 2026/4914, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1685-e-2026-4914-k-6b5108660463