Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1394 E. 2026/3536 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1394
- Karar No
- 2026/3536
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3925 E., 2025/2759 K. DAVA TARİHİ : 08.05.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 26. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/265 E., 2024/611 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.11.2019-26.06.2020 tarihleri arasında davalının yurt dışı şantiyelerinde kalıpçı olarak çalıştığını, fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatillerinde çalışmasına rağmen karşılıklarının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak somut uyuşmazlığa çalışılan ülke hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının tüm ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanması gerektiği, davacının iş sözleşmesinin 26.06.2020 tarihinde sonlandığı, davanın 08.05.2024 tarihinde açıldığı, ... İş Kanunu'nun 234. maddesinde düzenlenen dava açma süresinin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanmasının isabetli olduğu, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş olması hatalı ise de bu hatanın sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, sürpriz karar yasağı ve hukuki güvenilirlik ilkelerine aykırı karar verildiğini, 2. Hükmedilen arabuluculuk ücreti ve vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı, ve zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.