Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1272 E. 2026/4102 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1272
Karar No
2026/4102
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1758 E., 2025/2804 K. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 26.07.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/407 E., 2024/262 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde değişen alt işverenler nezdinde 16.01.2007-17.09.2021 tarihleri arasında boru montaj ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin müvekkili işçi tarafından ücret, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin süresinde ve usulüne göre ödenmemesi, ücretinin ... Kurumuna düşük bildirilmesi nedenleriyle haklı olarak feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Şirket arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta dosyaya sunulan işe giriş çıkış kayıtları ile uyumlu tanık anlatımları dikkate alındığında davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalı tarafından usulünce ispatlanamadığının anlaşıldığı, buna göre iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği kabulü ile kıdem tazminatına hak kazanacağı, yargılama sırasında dinlenen davacı asılın beyanı da dikkate alındığında yıllık ücretli izin hakkı bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili Şirket ile davacının çalıştığı firmalar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğuna ilişkin kabulün hatalı olduğunu, 2. Taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, 3. Davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının bulunmadığını, hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, 4. Davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, 5. Yıllık ücretli izin alacağına ilişkin kabulün hatalı olduğunu, 6. Ücretin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücretin tespiti, davacının yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1272, K. 2026/4102, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1272-e-2026-4102-k-4626c603494d