Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1256 E. 2026/3574 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1256
- Karar No
- 2026/3574
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3409 E., 2025/2983 K. DAVA TARİHİ : 31.05.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/339 E., 2025/231 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.11.2019-25.04.2022 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde beton pompa operatörü olarak çalıştığını, aylık ücretinin net 8.500,00 TL olduğunu, iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde sona erdirildiğini, hak kazanıp da ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının ücrete ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, aylık ücretin iş sözleşmesi ve imzalı ücret bordrolarında belirtildiğini, davacının iş sözleşmesinin işleri aksatması nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini, davacının ödenmeyen hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 11.11.2024 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davalı işverenin davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle sonlandırıldığı yönündeki iddiasını ispat edemediği, davacı vekilinin dava dilekçesinde elden ödeme iddiasında bulunmadığı; bozma öncesi dinlenen davacı tanıklarının ücretin tamamını bankadan aldıklarını beyan ettikleri dikkate alındığında davacının ücretinin banka kayıtları ile uyumlu dosyaya sunulan bordrolardaki ücret tutarı olan aylık brüt 5.647,20 TL olarak kabulü gerektiği, işyeri kayıtları usulüne uygun olmadığından davacı ile aynı dönemde çalışması bulunan tanık beyanlarına göre yapılan hesaplama doğrultusunda ve davalı tarafça da yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile bakiye ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde ücretin fazlasının ne şekilde ödendiğinin açıklanmaması ve taraf tanıklarının ücretin eksiksiz ve düzenli ödendiği yönündeki beyanları itibarıyla hükme esas alınan aylık ücretin yerinde olduğu, davacının iş sözleşmesinin tazminatı gerektirir şekilde sonlandığı, talep konusu alacakların zamanaşımına uğramadığı, davalı yararına tayin edilen vekâlet ücretinde isabetsizlik bulunmadığı ve takdiri delillere göre tespit edilen alacaklara uygun indirim uygulandığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; imzalı ücret bordrolarının gerçeği yansıtmadığını, aylık ücretin 8.500,00 TL olduğunu, tanık anlatımları, emsal ücret araştırması, müvekkilinin görevi ve kıdemi birlikte değerlendirildiğinde ücretinin emsal ücret üzerinden ödenmesi ve hesaplamaların buna göre yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının aylık ücretinin tespiti ve buna bağlı olarak işçilik alacaklarının miktarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.