Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1170 E. 2026/3535 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1170
- Karar No
- 2026/3535
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1926 E., 2025/2730 K. DAVA TARİHİ : 22.12.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/489 E., 2023/143 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hak kazanmasına rağmen 2010 yılından emekli olduğu 18.04.2016 tarihine kadar olan kontrollük ve sigorta hizmet gelirleri payının ödenmediğini ileri sürerek kontrollük ve sigorta hizmet gelirleri payı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunarak davacının talebini dayandırdığı 10.03.2011 tarih ve 110/113 sayılı Yönetim Kurulu kararının, 07.07.2011 tarihli ve 21/260 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile yürürlükten kaldırıldığını ve davalı Banka Yönetim Kurulunca alınan 28.03.2019 tarihli karar doğrultusunda davacının huzurdaki davada talep ettiği her yıl için ayrı ayrı hesaplanan tutarların banka tarafından davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının talep ettiği kontrollük ve sigorta hizmet gelirleri payı alacağının 2010 yılı ve 18.4.2016 tarihi arasındaki döneme ilişkin olduğu dikkate alındığında, dava tarihinde talep edilen alacakların tamamının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının davalı işyerinden 18.04.2016 tarihinde emekli olarak ayrıldığı, 22.12.2022 tarihli dava dilekçesiyle ücret mahiyetindeki kontrollük ve sigorta hizmet gelirleri payının tahsilini talep ettiği, söz konusu alacağın 5 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu ve zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ... Ana Sözleşmesi'nin 30/2 hükmünde banka tarafından kontrollük ve sigorta hizmet gelirlerinden personele ödeme yapılabileceğinin düzenlenmesine ve davalı tarafından bu hesaplardan pay ayrılmasına rağmen davacıya çalışırken ve emekli olduktan sonra ödeme yapılmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 149. maddesi uyarınca zamanaşımının alacağın muaccel olması ile işlemeye başladığını, bir alacağın ya da borcun muaccel olmasının ilke olarak edimin ifası için öngörülmüş bulunan vadenin dolmasıyla gerçekleştiğini, davalı tarafından alacağa ilişkin belirli bir vade belirtilmediği dikkate alındığında muacceliyet gerçekleşmediğinden zamanaşımının da gerçekleşmediğini ve davanın zamanaşımından reddi kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davaya konu alacak talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. 6098 sayılı Kanun’un 149. maddesi uyarınca zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Muacceliyet, bir borç ilişkisinde alacaklının edimi isteyebileceği ve borçlunun da bu isteme uyarak edimi ifa etmekle yükümlü olduğu anı belirler. Bir başka anlatımla söz konusu anda borç ifa kabiliyeti kazanır ve alacaklı yine o anda edimi kabul etmekle yükümlü olur. Bir alacağın ya da borcun muaccel olması, ilke olarak edimin ifası için öngörülmüş bulunan vadenin dolmasıyla gerçekleşir.
Somut uyuşmazlıkta davacı 2010 yılından emekli olduğu 18.04.2016 tarihine kadar kontrollük ve sigorta hizmet gelirinin ödenmediğini ileri sürmüş olup Mahkemece dava tarihi dikkate alınarak talep edilen alacağın zamanaşımından reddine karar verilmiştir. Mahkemece yapılan değerlendirme hatalıdır. Dosya kapsamındaki belgelerden; ... Bankası AŞ Yönetim Kurulunun 10.03.2011 tarihli ve 10/113 sayılı kararında "... Yönetim Kurulu Üyeleri ile Personele Kontrollük ve Sigorta Hizmet Geliri Dağıtılmasına İlişkin Esaslar" başlıklı düzenlemenin kabulüne karar verilmiş olup ... Yönetim Kurulu Üyeleri ile Personele Kontrollük ve Sigorta Hizmet Geliri Dağıtılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesi de; "Her yıl sonu itibariyle Banka Genel Kurulu tarafından onanan bilançoya göre ortaya çıkan, Bankanın aracılık ettiği sigorta hizmet gelirleri ile kontrollük hizmetlerinden elde ettiği gelirleri toplamının %70'i Yönetim Kurulu Üyeleri ve bankada fiilen çalışan personele bu esaslara göre dağıtılır." şeklinde düzenlenmiştir. ... Bankası AŞ Yönetim Kurulunun 28.03.2019 tarihli ve 169 Karar numaralı kararının 9. maddesinde Bankanın aracılık ettiği sigorta hizmetleri ile kontrollük hizmetlerinden elde ettiği gelirlerden; yönetim kurulu üyeleri ile personele, Bankada fiilen görev yaptıkları süre dikkate alınarak yönetim kurulunca belirlenecek usul ve esaslara göre ödeme yapılabileceği belirtilerek aynı kararda kontrollük ve sigorta hizmet gelirinin ödeme miktarları ve ödeme tarihlerinin belirlendiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetim Kurulu kararından; davaya konu olan kontrollük ve sigorta hizmet gelirinin personele ödenmesinin davalı Bankanın takdirinde olduğu ve Yönetim Kurulunca karar verilmedikçe işçi açısından bir alacak hakkı doğmayacağı anlaşılmaktadır. Ancak somut olayda Yönetim Kurulunun 28.03.2019 tarihli ve 169 Karar numaralı kararında, geriye yönelik olarak söz konusu alacağın ödeneceği kararlaştırılmış olduğundan davacı işçinin dava konusu alacağı talep hakkı doğmuştur. Yönetim kurulunun 28.03.2019 tarihli kararında, 2012-2013-2014 yıllarına tekabül eden ödemelerin Nisan 2019'da, 2015 yılına tekabül ödemelerin Haziran 2019'da, 2016 yılına tekabül eden ödemelerin Ağustos 2019'da yapılmasına karar verildiği belirtilmiştir. Yönetim kurulunun ödeme tarihlerini belirlediği bu kararıyla davacının alacağı muaccel hâle geldiğinden zamanaşımının da bu tarihten itibaren işletilmesi gerekmektedir. Hatalı değerlendirmeyle zamanaşımından davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.