Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1115 E. 2026/2937 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1115
Karar No
2026/2937
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/678 E., 2025/1127 K. DAVA TARİHİ : 24.12.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/800 E., 2021/892 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ........... ......... Sanayi ve Ticaret AŞ (.......... ......... AŞ) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 14.10.2006-23.10.2020 tarihleri arasında davalı bünyesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin sözlü olarak haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini ve ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Iss ............. Koruma ve Güvenlik Hizmetleri AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının bir senelik kıdemini doldurmadığını ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ............ AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının diğer davalı firma çalışanı olduğunu, davacının asli görevini ihmal ederek güvenliği tehdit edici davranışta bulunduğunu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davacıya hem asıl firma hem de yüklenici firma tarafından sözlü talimat ile giriş kapısından çıkmasının söylendiği, kazaya mahal vermemek, araçları yönlendirmek , araç trafiğini yönlendirmek için davacının giriş kapısının dışarısına çıkmak zorunda kaldığı, davacının işverenler tarafından verilen talimata göre hareket ettiği, davalı tarafça iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshedildiği sonucuna varıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalı tarafça yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükünü yerine getirmediğinden yıllık izne hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve ... Kurumu kayıtlarına göre davalı ............ AŞ'nin devralan son işveren olduğu, davacının hizmet süresinin kayıtlara göre tespit edildiği ve davacının hükme konu alacaklarından sorumlu olduğu, ücret tespitinin bordroya göre tespit edildiği, her ay aynı miktarda tahakkuk ettirilen sabit ödemenin ücrete dâhil olduğuna dair tespitin dosya kapsamına uygun olduğu, tanık beyanlarına göre davacının davalı talimatı doğrultusunda gelen araçlara talimat vermek üzere görev yerinden uzaklaştığının sabit olduğu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafça ispat edilemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık ücretli izin alacağının ispatına dair yazılı belge sunulmadığı gerekçeleriyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı .............. AŞ vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kamera kayıtları incelenmeden yahut bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Davacının asli görevinin güvenliği sağlamak olduğu ve görev yerinden gerekçe göstermeksizin uzaklaşarak görevini yerine getirmediğini, 3. Davacı tanıklarının olay tarihinde şirket çalışanı olmadığı, beyanlarının duyuma dayalı olduğunu, 4. Davacı tanıklarının beyanına dayalı olarak davanın kabulüne kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafça gerçekleştirilen iş sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Vitra Karo AŞ vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1115, K. 2026/2937, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1115-e-2026-2937-k-7107b2731c94