Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2107 E. 2026/2489 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2107
- Karar No
- 2026/2489
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/40 E., 2025/158 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sason Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/571 E., 2022/71 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin maliki olduğu dava konusu 3 29... , 3 30... , 3 37... , 3 32... , 3 28... , 3 25... , 3 27... parsel sayılı taşınmazları davalıların işgal ettiğini, bu taşınmazlar üzerine geçici yapılar kurup hayvan otlattıklarını ve taşınmaz üzerinde bulunan ağaç ve bitkilere zarar verdiklerini belirterek dava konusu taşınmazlara davalıların haksız şekilde el atmalarının önlenmesini ve ecrimisil talep etmiş, 08.12.2017 tarihli dilekçe ile davalılar ... ile ... yönünden davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalılar ..., ..., ..., ...'nin tapuda davacı adına kayıtlı 3 27... parsel, 3 25... parsel, 3 28... parsel, 3 32... parsel, 3 30... parsel, 3 29... parsel, 3 37... parsel sayılı taşınmazlara hayvan geçirmek, otlatmak suretiyle müdahalede bulunduğu ve bu müdahalenin bir hakka dayanmadığı, davalı ...'nin müdahalesinin olduğu, ancak bu müdahalesine yargılama sırasında son verdiği, davacı dava tarihinde haklı olduğundan, men'i müdahale davası yönünden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı ...'nin de sorumlu tutulması gerektiği, ecrimisil talebi yönünden yapılan değerlendirmede; taşınmazların fiilen davacı tarafından kullanılmadığı, uzun yıllardır da taraf tanıklarının beyanları doğrultusunda davacı tarafından semerelendirilmediği, ekilip biçilmediği, bu yönde bir girişiminin olmadığı, davacının uzun zamandan beri köyde olmaması nedeniyle taşınmazlarında münavebeli ürünler yetiştirmediği, böyle bir niyetinin olmadığı ve bu durumun davalı taraflarca engellenmediği, davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan davadan feragat ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılar ..., ..., ..., ...'nin dava konusu taşınmazlara hayvan otlatmak suretiyle yapmış oldukları müdahalenin önlenmesine, davalı ...'ye yönelik açılan müdahalenin önlenmesi davasının konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, ecrimisil ve tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ve ailesinin dava konusu taşınmazları geçim aracı olarak kullandığını, Mahkemenin kararında "kullanım niyetlerinin olmadığı" gerekçesinin gerçeğe uygun olmadığını, keşifte her ne kadar kesilen ağaç izine rastlanılmadığı belirtilmiş ise de müvekkilinin bu taşınmazında 15-20 tane ceviz, kavak, kayısı ve çeşitli meyve ağaçları bulunduğunu, şagiller tarafından kesilerek izlerinin dahi bırakılmadığını, otlatılan hayvanlar nedeniyle arazilerin doğal yapısını kaybettiğini, zarar verdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların ekilip biçilmediğinin Sason Cumhuriyet Savcılığının 2017/258 Esas sayılı soruşturma dosyasıyla sabit olduğunu, keşif mahallinde dinlenen tanık beyanlarından da taşınmazların terk edildiği, üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet olmadığı, davalıların taşınmazdaki ağaçları kesme gibi bir eylemlerinin olmadığının belirtildiğini, İlçe Tarım Müdürlüğünden gelen cevabi yazıdan da davacının Çiftçi Kayıt Sisteminin bulunmayıp dolayısıyla tarımsal faaliyetlerinin olmadığını, keşifte bir kısım tanık beyanlarında “diğer köylülerle birlikte Çiftçi ailesi de hayvanlarını otlatırdı” şeklindeki beyanları esas alınarak hüküm kurulmayacağını, ayrıca davacı lehine vekalet ücreti nispi olarak hesaplanırken davalılar lehine vekalet ücretinin maktu olarak hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ileri sürülen temyiz sebeplerine göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı davacılardan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden bir kısım davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.