Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4235 E. 2026/2486 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4235
- Karar No
- 2026/2486
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2927 E., 2025/1940 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kula 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/185 E., 2025/208 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının muris ...'ın mirasçısı olduğunu, fakat Kula Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.12.2014 tarihli ve 2014/707 Esas, 2014/704 Karar sayılı mirasçılık belgesinde davacının mirasçı olarak yer almadığını ileri sürerek, Kula Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.12.2014 tarihli 2014/707 Esas, 2014/704 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile taraflarına yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Kula Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.12.2014 tarih ve 2014/707 esas, 2014/704 karar sayılı veraset ilâmının iptaline, yenisinin verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...’ın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; davacının davanın açıldığı tarihte 54 yaşında olup öğrencilik, askerlik ve tüm resmi işlemlerinde "anne bağı düzeltme" işlemine başvurmaya gerek duymadığını, muris ...'ın 2001 yılında vefat etmesinin ardından geçen 15 yıllık süre zarfında dâhi bu işleme başvurmayan davacının ortaklığın giderilmesi davası kesinleştikten ve satış gerçekleştikten çok sonra hukuka aykırı bir şekilde soy bağını düzelttiğini ve kötüniyetli olduğunu, ...'ın 25.12.2021 tarihinde vefat ettiğini, vefatın ardından davalılardan ...'ın talebi üzerine 19.12.2014 tarihinde Kula Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından murisin nüfus kayıt tablosu ve gerekli tüm nüfus kayıt örnekleri dosyaya konularak ve yasal tüm mirasçılar bu inceleme sunucunda da belirlenerek mirasçılık belgesi verildiğini,davacı 25.12.2001 tarihinde vefat etmiş olan muris ...'ın başka bir evliliğinden dünyaya gelmiş olduğunu, anne bağı düzeltme işlemi ile nüfus kayıtlarını düzelttirdiğini ifade ettiğini, nüfus kayıt tablosu incelendiğinde "Kişilerin Olayları / Düşünceler" kısmında davacının isminin yanında "03.02.2016 tarihinde Manisa-Kula İlçesi tarafından ... no ile tescil edilmiş anne bağı düzeltmesi" işlemi yapıldığını, anne kimlik numarası, muris ...' ın T.C. Kimlik numarası olarak girildiğini sadece elektronik ortamda düzeltme tamamlama işlemi yapıldığını, bu işlemlerin elektronik ortamda ve tamamlama şeklinde yapılarak tetkik edilmeden yapılması ve sonuçlarının bir mahkeme sonucunu etkilemesinin hukuka ve kanunun temel ilkelerine aykırı olduğunu, davacının soy bağının kurulması için dava açması gerektiğini ve bunun sonuçlanması neticesinde mirasçılık belgesinin iptali için dava açılması gerektiğini, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; mirasçılık belgesinin iptali ve yenisinin verilmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.