Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4449 E. 2026/2493 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4449
- Karar No
- 2026/2493
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1131 E., 2025/1235 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/106 E., 2024/914 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 139 03... parselde Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.05.2007 tarihli ve 2004/10 47... /928 Karar sayılı kararıyla kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderildiğini, kararın 16.06.2011 tarihinde kesinleştiğini, karara göre müvekkiline isabet eden 7 numaralı bağımsız bölümün davalılar tarafından boşaltılmadığını, davalı ...’ın taşınmazı fiilen kullanan kişi olduğunu, davalı ...’in de taşınmazda hak iddia eden kişi olduğunu belirterek elatmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; söz konusu kararın infaz edilmediğini, tapu müdürlüğü tarafından tapu kaydındaki malikler ile ilâmdaki kat malikleri hisselerinin tutmaması, maliklerin farklı kişiler olması, ilâmın tapu kaydında ismi geçmeyen kişilere ilişkin olması nedeniyle kararın yerine getirilemediğini, karara göre kendisine düşen dairede başka birinin oturduğunu, kendi dairesini teslim alamadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu dairede 20.06.2010-15.10.2014 tarihleri arasında diğer davalının kiracısı olarak oturduğunu, davacının ihtarından bir ay sonra ve dava tarihinden önce taşınmazı boşalttığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...’a yönelik davanın kabulüne, 139 03... parsel sayılı taşınmazda 1. katta kuzey-güney cepheli taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine, 16.587,30 TL ecrimisil tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...’a yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapuda apartman ve arsası niteliğinde olup kat irtifakı tesis edilmediği, Yargıtaydan geçerek kesinleşen Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/1047 Esas sayılı dosyası ile taşınmazda ortak mülkiyetin kat mülkiyeti kurulmak suretiyle giderilmesine karar verildiği, 1. Kat 7 numaralı bağımsız bölümün davacı ... adına tesciline karar verildiği ancak karar tapu kaydındaki hisseler ile uyumsuz olduğundan infaz edilemediği, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda davacının hak iddia ettiği dairenin kuzey-güney cepheli daire olduğu, 2004/1047 Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan 24.05.2006 tarihli bilirkişi raporunda 1. Kat 7 numaralı bağımsız bölümün kuzey-güney cepheli olduğu, bilirkişi raporuna ekli listede 7 numaralı bağımsız bölümün kapı numarasının 2 olduğunun belirtildiği, ancak fiilen 2 numaralı dairenin güney-doğu cephesi olduğu, her ne kadar dava konusu dairenin fiilen kapı numarası tutmuyor ise de Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/1047 Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan 24.05.2006 tarihli bilirkişi raporunda 1. Kat 7 numaralı bağımsız bölümün kuzey-güney cepheli olduğu belirtilesi dikkate alınarak dava konusu yerin davacıya ait olduğu kanaatine varıldığı gerekesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının gerçekte var olmayan bir dairenin kendisine ait olduğunu iddia ettiğini, keşifte ise kendisine ait olmayan bir dairenin (müvekkilin kayınpederi ... adına tesciline karar verilen dairenin) kendisine ait olduğunu iddia ettiğini, bu nedenle davanın husumet yokluğu ve dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ve esastan reddedilmesi gerektiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte ecrimisil talebinin müvekkiline değil, dava dışı üçüncü kişi ...'e yöneltilmesi gerektiğini, bu hususun başlı başına bir red sebebi olduğunu, ve yerel mahkemenin müvekkilin iyi niyetli olmadığı ve ecrimisil tazminatından sorumlu olduğu yönündeki değerlendirmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.