Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/9209 E. 2026/36 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9209
- Karar No
- 2026/36
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1280 E., 2025/1590 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris İş Mahkemesi SAYISI : 2020/184 E., 2022/44 K. BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Marmaris İş Mahkemesi SAYISI : 2020/238 E., 2021/155 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre birleşen davada davalı aleyhine hükmedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 43.077,26 TL olup bu miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca birleşen dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin birleşen dava yönünden miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin asıl dava yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.03.2015 tarihinde davalıya ait olan otelde resepsiyon görevlisi olarak işe başladığını ve sonrasında resepsiyon şefi olarak devam ettiğini, aylık 4.500,00 TL net ücrete ek olarak lojman ve 3 öğün yemek imkânından faydalandığını, iş sözleşmesinin 21.09.2020 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 25/II-(g) hükmü uyarınca feshedildiğini ancak davacının işe devamsızlığının söz konusu olmadığını, davacıya işin yoğunluğu nedeniyle oteldeki boş odalarda kalmasının Şirket yetkilisi tarafından talimat verildiğini, haftanın 7 günü günde 16 saat çalıştığını, yoğunluğa göre kışın 1 yazın 4 personel olarak çalışıldığını ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatillerde de çalıştığını ve ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanamadığını, ücretlerinin eksik ödendiğini ve son ay ücretini alamadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusam bayram genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davalardaki cevap dilekçesinde; davacının davalıya ait otelde ön büro şefi olarak çalıştığını, 16.09.2020 tarihinde saat 00.50 sıralarında genel müdür ve tesis genel müdürünün gece kontrolleri yaparken otelin ... numaralı ... suit odasının ışığının yandığını gördüklerini ve bu odada müşteri olmadığı için ışığının açık olmaması gerektiğini düşünerek gece müdürüne durumu sorduklarını ve beraberce durumu kontrol etmek amacıyla odaya giderek kapıyı birkaç kez çaldıklarını ve odadan ses gelmemesi üzerine bir süre beklediklerini, genel müdürün kapının açılmasını söylemesi üzerine kapıyı açarak içeri girdiklerini, resepsiyon şefi davacı ile resepsiyon görevlisi ...'yi birlikte yatakta ve davacıyı üst kısmı çıplak alt kısmı nevresimin altında, resepsiyon görevlisini ise nevresim boynuna kadar çekik durumda gördüklerini ve bu durumu tutanakla tespit ettiklerini, aynı gün davacıya yazılı tebligat yaparak yazılı savunmasının istenildiğini, davacının savunmasının gerçek dışı olması ve davacının durumunun ahlak kurallarına uymaması gerekçesi ile iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II hükmüne göre haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin feshedildiği 21.09.2020 tarihli fesih bildiriminde iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(g) hükmü gereğince sona erdirildiği ancak dosya kapsamından davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle feshedilmediğinin anlaşıldığı, davalının fesih sebebini sonradan değiştiremeyeceği de dikkate alındığında davalının kıdem tazminatı hakkının doğmadığına yönelik yasal ispat külfetini yerine getirmediği ve bildirim önelinin kullandırıldığı veya ücretinin ödendiği ispat edilmediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ayrıca davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı, ücret ve yıllık ücretli izin talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davalının sonradan fesih sebebini değiştiremeyeceği gerekçesi ile kıdem tazminatı kabul edilmesine rağmen davalı işverenin ilgili maddeyi doğru göstermesi ihtimalinde dahi davacının eyleminin davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek nitelikte olup olmadığı üzerinde hiç durulmadığı, davacı tanıklarının davacının oteldeki işlerinin yoğun olduğu dönemde işverenin talimatı doğrultusunda oteldeki boş odalarda kaldığını doğruladıkları, davacının işyerinde gece 00.50'de işverenin bilgisi dâhilinde kullanabildiği boş bir odada, dava dışı diğer işçi ile birlikte bulunmasının işin işleyişini ne şekilde etkilediğinin somutlaştırılamadığı ve işverene haklı sebeple fesih imkânı vermeyeceği kanaatine varıldığından sonuç olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinde, davacının aldığı ücretin bordrolarda belirtildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda alacak kalemlerini aşırı biçimde ve yönteme aykırı olarak hesapladığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz talebi miktardan reddedildiğinden, birleşen davaya ilişkin temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ücretinin miktarı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığına ve alacakların hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Birleşen Dava Yönünden Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Asıl Dava Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.