Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6693 E. 2025/7055 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6693
- Karar No
- 2025/7055
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1804 E., 2025/1229 K. DAVA TARİHİ : 10.05.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 38. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/91 E., 2022/189 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Bakanlık) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.04.2001 tarihinden 02.04.2018 tarihine kadar aralıksız olarak davalılardan Bakanlığa bağlı değişen alt işverenler bünyesinde temizlik elemanı olarak çalıştığını, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) işe başlangıç tarihinin 07.10.2002 olarak bildirildiğini, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında başvuru yapmadığı hâlde çalışmaya devam ettiğini, 03.04.2018 tarihinde müvekkiline 02.04.2018 tarihinde işten çıkartıldığına dair yazının tebliğ edildiğini, yasal haklarının hiç birisinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılardan Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesinin 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 23. maddesi gereğince sona erdiğinden görevinden ayrıldığını, ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davacının kanun hükmünde kararname hakkında bilgi sahibi olduğunu, emekli olduğundan dolayı kadroya alınmadığını, fazla çalışma iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının yıllık izinlerini kullandığını veya karşılığının kendisine ödendiğini, davacının yüklenici firmalara bağlı olarak çalıştığını, sorumluluğun yalnızca iş sözleşmesiyle çalıştıran yüklenici firmaya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Temizlik Tekstil Gıda ve Dayanıklı Tüketim AŞ (... Şirketi) cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ... Şirketine ait işyerinde 12.07.20 01... .04.2018 tarihleri arasındaki dönemde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, toplam hizmet süresinin 16... ay 9 gün, fesih tarihindeki aylık ücretinin ise brüt 2.313,63 TL olduğu, iş sözleşmesinin davalı işverenler tarafından haklı bir neden olmaksızın tek taraflı olarak feshedilmesi nedeniyle davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olması nedeniyle her iki davalının da davacının işçilik haklarından müteselsilen sorumlu bulunduğu, davacının çalıştığı döneme ait ödenmeyen yıllık izin ücretlerinin mevcut olduğu ancak fazla çalışma ücreti ve ücret alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Bakanlık vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 24.04.2001-01.04.2018 tarihleri arasında davalılardan Bakanlığa bağlı kurumlarda ve en son davalı ... Şirketinde temizlik personeli olarak çalıştığı, davalılardan Bakanlık ile davacının SGK kayıtlarında çalışması kayıtlı firmalar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davalı Bakanlığın asıl işveren diğer davalı firmanın son alt işveren sıfatı ile davacının çalıştığı tüm dönem ödenmeyen ücret alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli nedene dayanmadan feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalı tarafça davacının yıllık izinlerini kullandığına dair yıllık izin belgesi sunulmadığı, hizmet süresine göre hak ettiği yıllık izinlerini kullanmadığı, Mahkemece hüküm altına alınan alacakların uygulanan faiz türünde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların dosya içeriğine uygun olduğu gerekçesiyle davalılardan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılardan Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 62/1-(e) maddesi kapsamında yapılan hizmet alım ihaleleri yoluyla çalıştırılmaya devam edilen işçilerin kıdem tazminatlarına 4734 sayılı Kanun kapsamı dışında çalıştıkları sürelerin dâhil edilemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kıdem tazminatı alacağının hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut olayda tüm dosya kapsamı ile özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davacının 24.01.2002-07.10.2003 tarihleri arasındaki çalışma iddiasını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Mahkemece söz konusu dönem de dâhil edilerek davacının hizmet süresinin belirlenmesi hatalıdır. Ayrıca 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacı asıl davet edilerek çalışma süresi boyunca kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı, kullanmadığı ücretli izin süresinin kaç gün olduğu konusunda beyanının alınması, bundan sonra oluşacak sonuca ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının 16 yılı aşan çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığı kabul edilerek yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınması bir başka hatalı yöndür. Ancak belirtilen hususlar davalı tarafça açıkça temyiz sebebi olarak ileri sürülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda yapılan açıklamalara göre usul ve kanuna uygun olup davalılardan Bakanlık vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalılardan ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.