Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6363 E. 2025/6994 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6363
Karar No
2025/6994
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/138 E., 2025/390 K. DAVA TARİHİ : 23.04.2019

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 29.03.2016-30.06.2017 tarihleri arasında davalının asıl işveren olduğu Kazakistan'daki Astana Expo 2017 ve diğer projelerde çalıştığını, dış cephe montaj ustası olarak görev yaptığını, son ücretinin net 2.000,00 Amerikan doları (USD) olduğunu, iş sözleşmesinin işveren tarafından bildirim yapılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, yetki ve görev itirazında bulunduklarını, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, dava dışı işverenin farklı işyerlerinde çalışması hâlinde asıl işverenlik iddia edilemeyeceğini, yaptığı göreve ilişkin delil sunması için kesin süre verilmesini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli kararı ile; taraflar arasında hizmet sözleşmesinin varlığına dair davacı tarafından sunulan personel kimlik kartında davalının ünvanının yer aldığı ve davacı tanıklarının da davacı ile birlikte davalı nezdinde çalıştıklarını doğruladığı, sunulan personel kimlik kartı "yazılı delil başlangıcı" niteliğinde olduğundan ve tanıklar da bu delili destekler şekilde aradaki iş sözleşmesinin varlığını teyit ettiklerinden, davacının çalışmasının yurt dışında davalı işyerinde, davacının ilk yurda giriş tarihleri nazara alınarak ve talebi ile de bağlı kalınarak 30.03.2016 - 30.06.2017 arasında 1 yıl 3 ay 1 gün olduğunun kabul edildiği, davacının net 2.000,00 USD ücret ile çalıştığının kabul edildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağına hak kazandığı, dinlenen tanık beyanlarına göre bilirkişi raporundaki davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücreti hesaplamalarına itibar edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 27.06.2024 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 27.06.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı tanıklarının davacı ile birlikte çalıştıklarını beyan ettikleri, davacı ... Ö.K'nın “Ücretler banka hesabına yatardı”; davacı ... M.Y'nin ise “ücretler .... yatardı” şeklinde beyanda bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince ... Bankasından davacıya ilişkin banka kayıtlarının istendiği, Bankanın 06.02.2021 tarihli yazısında; 20.03.2016-24.12.2020 tarihleri arasında davacıya ait ... USD numaralı hesaba işlem yapıldığının, ilgili tarih aralığında maaş/ücret açıklamalı herhangi bir işlem kaydına rastlanmadığının bildirildiği, davacının dava dilekçesinde elden ödeme iddiası bulunmadığı gibi dosya içeriğinde davacının banka kayıtlarına ilişkin herhangi bir beyanda da bulunulmadığının anlaşıldığı, davacı tanıklarının ücretlerin banka kanalıyla ödendiğini beyan etmeleri karşısında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi gereğince ücretin banka yoluyla ödenip ödenmediği, ödenmiş ise hangi bankaya yatırıldığı hususundaki belirsizliklerin giderilmesi gerektiği, davacıya ücretinin hangi bankaya yatırıldığının sorularak, başka bir bankada USD ya da TL hesabı olup olmadığının, kayıtlardaki ödemelerin kim tarafından yapıldığının tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre husumet yönünden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyulmasına karar verildikten sonra bozmadan önceki aynı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkemece bozmaya uyulmadığını, aynı kararın verildiğini, 2. Davanın husumetten reddi gerektiğini, 3. Davacıyla menfaat birliği içindeki tanık anlatımlarına itibar edildiğini, ücret, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, kıdem ve ihbar tazminatına yönelik itirazların dikkate alınmadığını, 4. Usule uygun emsal ücret araştırmasının yapılmadığını, 5. Hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, 6. İndirimin %50 olması gerektiğini, 7. Harç ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının, davacı işçinin alacaklarından sorumlu olup olmadığı, bozma gereğinin yerine getirilip getirilmediği noktasındadır. Dairemizin 15.01.2025 tarihli bozma ilâmında, dosya kapsamına göre husumet konusundaki incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek kararda işaret edilen yönlerden araştırma yapılması istenilmiştir. Kararda, delillerin yetersiz olduğu göz önüne alınarak özetle; menfaat birliği içinde bulunmayan davacı tanıklarının ücretlerin banka yoluyla ödendiğine yönelik beyanları ve dava dilekçesinde davacının elden ödeme iddiasında bulunmaması karşısında, davacıya ücretinin hangi bankaya yatırıldığının sorulması, başka bir bankada USD ya da TL hesabı olup olmadığının, kayıtlardaki ödemelerin kim tarafından yapıldığının tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre husumet yönünden bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilerek davacı asılın beyanı alınmış ise de bozma ilâmında belirtilen hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın bozma öncesi gerekçe tekrar edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. . Diğer taraftan davacı asıl, yargılama sırasında aynen; "Ben davalı iş yerinde 2.000,00 USD alıyordum, maaş ödemeleri 2.000,00 USD'yi elden alıyordum, muhasebe müdürü ... bey aylık olarak bu ödemeyi elden yapıyordu, buraya parayı göndermek için orada yaşayan kişilerden rica ederek banka hesaplarını kullanıyorduk, orada banka hesabı açamıyorduk." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosya kapsamı, davacının beyanı ile birlikte tekrar incelendiğinde; davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davacının, Kazakistan'da Astana Expo 2017 projesinde ve başka projelerde dış cephe montaj ustası olarak çalıştığı, davalı Şirketin asıl işveren olduğu, davacının, pasaportunda yer alan "...." isimli şirket üzerinden vize alınarak Kazakistan'a götürüldüğünün ileri sürüldüğü, ancak davacının pasaportu ve vize belgelerinin dosyaya sunulmadığı, davacı vekilinin 05.09.2019 tarihli beyan dilekçesinde; davacının işyerinde çektirdiği fotoğraflarda kaskında "... Metal" yazdığı, ... Metal Yapı Sist. İnş. Mim. Müh. Mad. San. ve Tic. AŞ' nin (... Metal AŞ) davalı Şirketin alt işverenlerinden biri olduğu, bu Şirkete karşı da arabuluculuk başvurusunun yapıldığı, bu Şirket davacıyı işçisi olarak kabul etmediğinden ve davacının bu Şirkette çalışıp çalışmadığının net olmaması sebebiyle ... Metal AŞ'ye karşı dava açılmayıp davalıya karşı dava açıldığının belirtildiği, 10.11.2020 tarihli dilekçesinde ise; daha önce pasaportunda ismini ... olarak belirttiği Şirketin adını "... Limited" (... Şirketi) olarak belirterek ... Şirketi ile ... Metal AŞ arasında ilişki olduğunu ileri sürmüştür. Yargılama sırasında dinlenen davacı ... M.Y aynen; "...biz doğrudan Sembol şirketinde çalışmıyorduk ... Metal isimli şirketinde çalışıyorduk, ...ise ... Metal şirketinin orada kurduğu şirkettir, bu şirketler yapılan binanın alimenyum doğruma ve dış cephe işlerini yapardı..." şeklinde; davacı ...K aynen; "...Bizi Kazakistan'a.....şirketi vize yaparak götürdü. Bu şirket davalının paravan şirketidir..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamına ve mevcut delil durumuna göre davacı; gerek dava dilekçesinde gerekse yargılama sırasında sunduğu dilekçelerde belirttiği şirketlerle davalı Şirket arasında, asıl işveren alt işveren ilişkisi, birlikte istihdam gibi, davalı Şirketin talep edilen alacaklardan sorumlu tutulmasını gerektiren bir ilişkinin varlığını ispat edememiştir. Mahkemece davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilerek davacının alacaklarının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6363, K. 2025/6994, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6363-e-2025-6994-k-3bd4a46c46a8