Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6664 E. 2025/8218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6664
- Karar No
- 2025/8218
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1699 E., 2025/1167 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... ... 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/311 E., 2022/164 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 27.09.2014-10.08.2020 tarihleri arasında, davalıya ait dershanede (...) ... öğretmeni olarak kesintisiz çalıştığını, ücret ve fazla çalışma ücreti alacaklarının ödenmemesi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primlerinin düşük gösterilmesinden dolayı iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 27.09.2014-31.05.20 17... .10.2017-10.08.2020 tarihleri arasında iki dönem hâlinde çalıştığını, ilk dönem çalışmasının istifa ile sona erdiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin ders saati üzerinden yapıldığını, sözleşme ile belirlenen ders saati üzerinde ders yapmadığını, hak kazandığı tüm ücretlerin bordrolarda gösterilerek ödendiğini, SGK primlerinin düşük gösterildiği iddiasının davacının bizzat el yazısı ile yazıp imzaladığı sözleşmelere aykırı olduğunu, feshin haklı nedene dayanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut SGK hizmet dökümünde davacının 27.09.2014-31.05.20 17... .10.2017-29.08.2020 tarihleri arasında davalıya ait ... Merkezinde çalışma kaydı bulunmakta ise de davacı tanık anlatımları ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde, dershanelerin özel eğitim kurslarına dönüşüm sürecinde işyerinin kapanmış gibi gösterilerek tüm çalışanlardan istifa dilekçelerinin alındığı, davacının iş sözleşmesinin 31.05.2017 tarihinde istifa ile sona erdiği şeklinde işlem yapıldığı, bununla birlikte işyerindeki eğitim faaliyetinin kesintisiz devam ettiği ve davacının da hiç ara vermeksizin çalıştığının kabulü ile kıdem tazminatına esas hizmet süresinin 5 yıl 10... gün olarak tespit edildiği, ücret konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu, tüm tanık beyanlarında ücretlerin bir kısmının bankadan geri kalanının elden ödendiğinin beyan edildiği, dosya kapsamı ve davacı vekili tarafından sunulan 19.02.2021 tarihli dilekçe ekinde yer alan banka ödeme belgeleri ve açıklamalar dikkate alınarak davacıya 2020 yılı Şubat ayında asgari geçim indirimi dâhil aylık net (2.935,73 TL + 1.500,00 TL + 2.060,00 TL) 6.495,73 TL ödeme yapıldığı sonucuna varıldığı, ayrıca yeni sözleşme yapıldığının kabulü ile sözleşmedeki ücretin 7.150,00 TL olarak kabul edildiği, davacının bilirkişi raporunda hesaplanan alacaklarının ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle feshettiği, ücret ve asgari geçim indirimi alacağının bulunduğu, davacının fazla çalışma ücreti talebinin sadece yarı yıl tatillerinde ve ağustos aylarında uygulanan hızlandırılmış eğitim programları dönemi ile salgın dönemine ilişkin olduğu, bu dönemlerin dışındaki normal çalışma dönemleri yönünden fazla çalışma ücreti talebinin olmadığı, davacının tüm hizmet süresinde yer alan yarı yıl tatillerinde 9 gün için günlük 2,5 saat üzerinden (9 gün ... 2,5 saat =) 22,5 saat, ağustos ayları için (26 gün ... 2,5 saat =) 65 saat, salgın döneminde 23.03.2020-30.03.2020 tarihleri arasındaki dönem için haftalık 8 saat ve 30.03.2020-28.06.2020 tarihleri arasındaki dönem için haftalık 17 saat üzerinden fazla çalışma hesaplandığı, genel tatil alacağı bakımından da, dinî bayramlar dışındaki bütün genel tatil günlerinde çalıştığı fakat karşılığının tam olarak ödenmediği tespit edildiğinden bilirkişi raporuna itibar edilerek bilirkişi raporu ile kabul edilen hesaplamalardan hakkın özünü zedelemeyecek oranda takdiren %30 oranında indirime gidilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükme dayanak alınan bilirkişi raporuna göre, İlk Derece Mahkemesinin karar ve gerekçesinin istinaf konusu yapılan diğer hususlarda isabetli olduğu; ancak davalı tarafından faizin türü yönünden yapılan istinaf itirazının asgari geçim indirimi alacağı yönünden kabulü gerektiği, bu alacak kalemine yasal faiz işletilmesi gerekirken en yüksek banka mevduat faizi işletilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, 2. Çalışma süresinin fasılalı olduğunu, hizmet süresinin hatalı belirlendiği, ücret araştırması yapılarak ücretin tespiti gerektiğini, 3. Hüküm altına alınan alacaklara hak kazanmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava türü ile davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacının ücretinin ve çalışma süresinin doğru tespit edilip edilmediği, kıdem tazminatı, hafta tatili, ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanması noktalarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta ücret alacağı dışındaki alacak kalemleri bakımından dava belirsiz alacak davası türünde açılmış olup kıdem tazminatı ve asgari geçim indirimi alacağı bakımından, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan söz konusu alacaklar bakımından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.