Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6653 E. 2025/7892 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6653
- Karar No
- 2025/7892
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/959 E., 2025/1376 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/206 E., 2024/46 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.08.2012 tarihinden haksız olarak işten çıkartıldığı 27.02.2017 tarihine kadar kesintisiz bir şekilde çalıştığını, haksız işten çıkarma dolayısı ile ... 5. İş Mahkemesinin 2017/700 Esas, 2018/44 Karar sayılı kararı ile işe iadesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, işe iade kararı sonrasında işverene noterden keşide edilen ihtarname ile işe iade başvurusu yapıldığını, ihtarnamenin işverene 17.04.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, 1 aylık süre içerisinde müvekkilinin işe başlatılmadığını ve işe başlama başvurusu nedeniyle düzenlenen ihtarnameye cevap verilmediğini, hak ve alacaklarının ödenmediğini iddia ederek fark kıdem tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yan tarafından açılan davanın, ... 5. İş Mahkemesinin 2017/100 Esas, 2018/44 Karar sayılı kararı gereğince işe başlatılmaması nedeni ile ödenmesi gereken 8 aylık ücret tutarı haricinde haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının 11.08.2012 tarihinde işe başladığını, punç operatörü olarak çalışmakta iken işini ihmal etmesi, savsaklaması nedeni ile çalıştığı makineye zarar vermesi sonucu 27.02.2017 tarihinde işine son verildiğini, firma sahibinin iyiniyeti sonucu kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığını, fazla çalışma ücretlerinin bordrolarda görüleceği üzere düzenli şekilde ödendiğini, davacının işten ayrıldıktan sonra 09.03.2017 tarihinde bütün ücretlerini, fazla çalışma ücretlerini, izin ücretlerini aldığına dair ibraname imzaladığını, davacının makineye zarar vermesi nedeni ile ... 4. İcra Müdürlüğü nezdinde 2018/... sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davası açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işyerinde 11.08.2012-27.02.2017 tarihleri arasında çalıştığı, davacının hizmet süresinin 4 yıl 6 ay 17 gün olduğu, iş sözleşmesinin feshinden sonra açılan işe iade davasında ... 5. İş Mahkemesinin 2017/700 Esas, 2018/44 Karar sayılı kararı ile işe iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, işe iade kararı sonrasında işverene ... 23. Noterliği vasıtası ile 13.04.2018 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarname ile işe iade başvurusu yapıldığı, ihtarnamenin işverene 17.04.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 1 aylık süre içerisinde davacının işe başlatılmadığı, 17.05.2018 tarihi itibarı ile işe başlatmama suretiyle iş sözleşmesinin feshedildiği, boşta geçen 4 aylık sürenin eklenmesiyle davacının kıdeme esas hizmet süresinin 4 yıl 10... gün olduğu, hesaplanan net 33.341,55 TL fazla çalışma ücreti, net 413,00 TL ulusal bayram ve genel tatil günleri ücreti talepleri kabul edilerek hüküm altına alındığı, fazlaya ilişkin miktarın reddedildiği, indirim nedeniyle reddedilen tutar için davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği, hafta tatili ücret alacağı talebinde; ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından hafta tatillerinde çalışıldığı ispatlanamadığından bu alacak talebinin reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının işini ihmal edip savsaklaması nedeni ile makineye zarar verdiğini, bu nedenle iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, söz konusu zarar nedeniyle hakkında başlatılan icra takibine itiraz edilmesi neticesinde iptal davası açıldığını, mal zararı nedeniyle açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek buna yönelik istinaf nedeni ileri sürmüş ise de, öncelikle iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshi üzerine davacı tarafça feshin geçersizliğine ve işe iadeye ilişkin açılan davada Mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşıldığından ve ayrıca davalı vekili tarafından Dairenin 31.05.2023 tarihli kaldırma kararı öncesi İlk Derece Mahkemesinin 2018/209 Esas, 2020/250 Karar sayılı ilâmına yönelik istinaf başvuru dilekçesinde, söz konusu hususa yönelik bir istinaf talebinde bulunulmadığından, davacı yönünden ilk istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bu hususun usuli kazanılmış hak oluşturduğu da dikkate alınarak, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun da yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının işini savsaklayıp işvereni zarara uğratması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, haklarının ödenerek ibraname imzlatıldığını, fazla çalışmalarının bordrolarda görüleceği gibi eksiksiz ödendiğini, 2. Davacının işyerindeki verdiği zarar nedeniyle açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi ile kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışmaların karşılığının ödenip ödenmediği ve davacı hakkında açılan davanın eldeki uyuşmazlıkta bekletici mesele yapılıp yapılmayacağına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.