Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6631 E. 2025/8109 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6631
Karar No
2025/8109
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1268 E., 2025/1045 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 27. İş Mahkemesi SAYISI: 2018/61 E., 2022/141 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.06.2002-12.08.2013 tarihleri arasında kesintisiz olarak belirli bir süre davalıya ait inşaatlarda çalıştığını daha sonra davalıya ait nalbur dükkanında sipariş, satış, tahsilat, kasa işleri gibi nalbur dükkanının bütün işleri ile ilgilendiğini, aynı zamanda davalıya ait taşınmazların tahliyesi, kira işleri ile de ilgilendiğini, davacının en son net 2.000,00 TL ücret aldığını, çalışma süresince fazla çalışma yaparak çalıştığını, hafta tatili günleri ile dinî bayramların ilk iki günü hariç diğer tatil günlerinde çalıştığını, yıllık ücretli izin alacakları ve 3 aylık ücretinin ödenmediğini, müvekkilinin hem emeklilik hem de işçilik hak ve alacaklarının ödenmemesi sebebi ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile eksik ödenen ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili yanında 02.02.2004-12.06.2010 tarihleri arasında çalıştığını, davacının işyerinden kendi isteği ile ayrıldığını, 12.06.2010 tarihinden sonra davalı işyerinde çalışmadığını, davacının çalışma saatlerine ilişkin iddiasının doğru olmadığını, fazla çalışması bulunmadığını, hafta ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, asgari ücretle çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmemiş ücret alacakları bulunduğu, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, dosyaya sunulan ... ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.02.2019 tarihli ve 2019/124 Esas sayılı mirasçılık belgesine göre 30.09.2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılan davalı ...'ın mirasçılarının davaya dâhil edildiği ve davalıların yasal mirasçı olarak işçilik alacaklarından sorumlu oldukları, dosya kapsamından davacının 01.06.2002-12.08.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, en son net 2.000,00 TL ücret aldığı, ücretin eksiksiz ödendiği davalı tarafça usulüne uygun delillerle ispat edilemediğinden davacının ücret alacağı ile kullandırıldığı veya karşılığının ödendiği ispat edilemeyen yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı, tanık anlatımlarına göre davacının hafta tatili, fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacağı bulunduğu, bu alacaklardan %30 oranında indirim yapıldığı, 07.05.2021 tarihli bilirkişi ek raporundaki (A-seçenek hizmet süresi yönünden kısmındaki 3. seçenekteki) hesaplamalar dosya kapsamına ve delillere uygun olduğundan itibar edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hizmet süresi ve ücret tespitinin hatalı olduğunu, davacının asgari ücretle çalıştığını, 12.06.2010 tarihinde müvekkilinin yanından ayrıldığını, 2. Davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, 3. Davacının başka kişi veya Şirket nezdinde çalıştığı dönemlerden müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, 4. Davacının işyerinde fazla çalışma yapmadığını, hafta ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, bu taleplerin reddi gerektiğini, 5. Davacının son üç aylık ücret alacağından müvekkilinin sorumlu olmadığını, 6. Davacının tüm yıllık ücretli izinlerini kullandığını, hizmet süresi hatalı hesaplandığından yıllık ücretli izinlerin de hatalı hesaplandığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet süresi, ücret tespiti, davacının dava konusu işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile alacakların ispatı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta alacak kalemleri bakımından dava belirsiz alacak davası türünde açılmış olup kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacağı bakımından, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan söz konusu alacaklar bakımından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6631, K. 2025/8109, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6631-e-2025-8109-k-e2bcc16247cf