Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6416 E. 2025/7098 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6416
Karar No
2025/7098
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/106 E., 2025/182 K. DAVA TARİHİ : 02.11.2018

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Millî Savunma Bakanlığına bağlı Gölcük Tersane Komutanlığında bulunan 71. Boya Atölye Fabrikasında raspalama ve boya işlerinde çalıştığını, ... Sendikasının üyesi olduğunu, Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) 4. maddesinde günde azami 7,5 saat veya daha az çalıştırılması gereken işlerin sayıldığını, döküm sanayi işlerinin bu kapsamda olduğunun belirtildiğini, davacının günlük 7,5 saat çalışması gerekmesine rağmen dönem dönem Yönetmelik'e aykırı olarak günde 8,5 saat çalıştırıldığını, davalı Bakanlık tarafından müfettiş raporuna göre 19.11.2012 tarihinden sonra davacı günde 7,5 saat çalıştırılmaya başlanmışsa da 15.01.2014 tarihinde bu uygulamadan dönüldüğünü ve yeniden 8,5 saat çalıştırılmaya devam edildiğini, davacının 21.02.2013 öncesi dönem bakımından toplu iş sözleşmeleri hükümleri gereğince davalı aleyhine fazla çalışma ve kısa çalışma prim alacakları için dava açmış olduğunu ve nihai olarak davanın kabulü yönünde verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi tarafından onandığını ileri sürerek 15.01.2014 tarihinden 02.11.2018 dava tarihine kadar olan dönem bakımından da davacının Yönetmelik kapsamında sayılması gerektiğinin tespiti ile işyerinde geçerli toplu iş sözleşmeleri hükümleri gereğince hak kazanılan kısa çalışma primi ile fazla çalışma ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının 15.01.1992 tarihinde 71. Boya Atölye Fabrikasında kumlamacı olarak çalışmaya başladığını, 31.03.2008 tarihinde (B) grubu idareci olarak görevlendirildiğini, fiilen boya işi yapmadığını, Yönetmelik kapsamında yer alan işlerin yapıldığı fabrika/atölyelerdeki çalışma ortamının tehlikeli olduğu ve bu ortamda bulunmak suretiyle söz konusu risklere maruz kaldıklarını beyan eden fakat bu işlerde çalışmayan işçilerin (fabrika şefi, kısım şefi, iş emniyetçisi, meydancı, puantör, ambarcı-tasnifçi, fabrika/atölye içerisinde çalışan diğer işçiler vb.) 7,5 saatlik çalışma kapsamına alınmalarının ve bu işçilere kısa çalışma primi ödenmesinin uygun olmadığını, bu nedenle işçi idarecilerinin Yönetmelik kapsamında olmadığını belirtmiş, talep edilen faizin türü ve başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2024 tarihli kararı ile; yapılan keşif neticesinde davacının Yönetmelik kapsamında günde 7,5 saati aşmayacak şekilde çalıştırılması gerektiği tespit edildiğinden toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre %14 kısa çalışma priminden yararlandırılması gerektiği ve haftalık 45 saati aşmasa da günlük 7,5 saati aşan çalışmalarının fazla çalışma olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin 09.10.2024 tarihli kararı ile; davacının ... Sendikası üyesi olup yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığı, davacının önceki tarihli açmış olduğu aynı konuya ilişkin kesinleşen dosyası dikkate alındığında davacının yaptığı işin değişmediği, dava konusu edilen işin günde azami 7,5 saat çalışılması gereken işler kapsamında olduğunun anlaşıldığı, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 09.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra muaccel hâle gelen talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında, Mahkemece, bu döneme ilişkin talebin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının bordrolarda görünen fiilî çalışma süresine göre belirlendiği anlaşılan %14 kısa çalışma primi alacağının günlük 7,5 saati aşan fazla çalışma süresine isabet eden kısmının da fazla çalışma ücreti alacağından mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeksizin hesaplama yapılmasının yerinde olmadığı, fazla çalışma ücreti ve kısa çalışma primi alacağı bakımından ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı def'i gözetilerek yapılan bir hesaplama bulunmayıp salt davacı vekili hesabı doğrultusunda ve taleple bağlı kalındığı belirtilmek suretiyle ilgili alacakların hüküm altına alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca yeniden yapılan değerlendirmede ıslah tarihine göre zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı, davacının günde en fazla 7,5 saat ve altındaki çalışma saatleri için kısa çalışma primi alacağına hak kazanacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, 2. Davacının (B) grubu idareci olması sebebiyle Yönetmelik'te belirtilen işleri fiilen yapmadığından ve Yönetmelik'te belirtilen işlerin zararlı etkilerine maruz kalmadığından günlük 8,5 saat çalıştırıldığını, 3. Davacının haftalık 45 saati geçen çalışması bulunmadığını, (B) grubu idareci olması nedeniyle de 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 40. maddesi kapsamında kısa çalışma primine hak kazanamadığını, 4. Alacaklara yürütülen faizin türünün ve başlangıç tarihlerinin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartı, fazla çalışma alacağının hesabı ile zamanaşımı hususlarına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6416, K. 2025/7098, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6416-e-2025-7098-k-af141390ac10