Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6354 E. 2025/6782 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6354
- Karar No
- 2025/6782
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/149 E., 2025/339 K. DAVA TARİHİ : 16.03.2022
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren şirketler nezdinde çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekirken davalı tarafından sözleşmeye aykırı ücret belirlendiğini ve eksik ödeme yapıldığını iddia ederek fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye ve fark fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, yanı sıra talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu gerekçesiyle fark alacak taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 28.12.2023 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı işçinin 20 21... yılı ücretinin hesaplanmasının hatalı olduğu, 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi ile 03.02.2022 tarihli 2021 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Anlaşma Protokolü’ne Ek Çerçeve Anlaşma Protokolü'nün ilgili hükümlerinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak aldırılacak denetime elverişli bilirkişi raporuna göre ücretin tespit edilmesi ve buna göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek fark alacakların bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği ile 31.10.2020 tarihinde sona eren toplu iş sözleşmesinin art etkisi bulunmadığı hâlde hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ... kararıyla uygulanan toplu iş sözleşmesinin art etkisi bulunduğu kabul edilerek 2021 yılı için beşer gün üzerinden ikramiye alacağının hesaplanmış olmasının hatalı olduğu gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2024 tarihli kararı ile; bozmaya uyulduğu açıklanarak, bozma sonrası alınan 20.09.2024 tarihli bilirkişi ek raporunun hükme esas alındığı ve usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak önceki gibi hüküm kurulduğu gerekçesiyle yeniden yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 04.02.2025 tarihli kararı ile; 01.07.20 21... .01.2022 yıllarına ait ücretin nasıl belirlenmesi gerektiği açıklanarak, yapılan açıklama doğrultusunda denetime elverişli bilirkişi raporu aldırılarak ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek fark alacakların bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda ek bilirkişi raporu aldırılmış ve bilirkişi raporuna itibarla usuli kazanılmış hak dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili yazıları doğrultusunda işçilere zam yapıldığını, davacı işçinin fark alacağı bulunmadığını, 2. İlave tediye alacağının da reddi gerektiğini, 3. Hüküm altına alınan miktarların fahiş olduğunu, 4. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının ve sonradan ıslah ile talep konusunun arttırılmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) uyarınca mümkün olmadığını, 5. Tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark alacaklarının bulunup bulunmadığına, varsa alacakların hesabına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan harç yükletilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.