Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6352 E. 2025/6781 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6352
Karar No
2025/6781
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/731 E., 2025/446 K. DAVA TARİHİ : 27.05.2020

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde çalışmakta iken 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) ile İdarenin kapatılması üzerine bu Kanun'un geçici 1/11 hükmü uyarınca sürekli işçi ve geçici işçi pozisyonlarında çalışmakta olanların mevcut kadro ve pozisyonları ile Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredilmesi sebebi ile Belediyeye, buradan da Belediyenin bildirimi ile şu an görev yaptığı ... Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürlüğüne atandığını, davacının önceki çalıştığı yerlerindeki görev ünvanının nitelikli bir iş olmasına rağmen son işyerinde bu ünvanın verilmediğini, atama işlemlerinin hiçbirisinin davacının kendi iradesi ile gerçekleşmediğini, ... Sendikası üyesi iken iş kolunun değişmesi nedeni ile ...Sendikasına üye olduğunu, ... Sendikasına üye iken tahakkuk ettirilen ödemelerinde bir hata veya noksanlık yok iken ...Sendikasına geçmesinden sonra hatalı ödemelerin başladığını, ayrıca mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğündeki hizmet süreleri göz önüne alınmadan dava dışı İl Özel İdaresine aktarıldığını, İl Özel İdaresinde sanki yeni işe girmiş işçi gibi derece ve kademe intibakının yapıldığını, bu durumun iş hukukunun temel ilkeleri ile bağdaşmadığını ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu iddia ederek Temmuz 2015 tarihinden itibaren yapılan hatalı ödemeler nedeniyle ücret farkı, yasal ilave tediye farkı, akdi ilave tediye farkı ve yıpranma prim farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacıya ödemelerin eksiksiz yapıldığını, davacının ...Sendikası üyesi olmadan önce tâbi olduğu ve müvekkili Kurumca haklarından da faydalandırıldığı toplu iş sözleşmesinin ... Sendikasının 20 14... yılında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi olduğunu, ...Sendikası üyesi olmasından itibaren üye diğer işçiler gibi toplu iş sözleşmesinin verdiği haklardan yararlandırıldıklarını ayrıca davacının ...Sendikası üyesi olmasından itibaren ... Sendikasının toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının mümkün olmadığını, davalı Kuruma atandığı 2014 tarihinde ... Sendikası üyesi olduğunu ve 2015 tarihinde ...Sendikasının üyesi olunca üyelik tarihi itibarıyla o an hangi dönem ...Sendikasının toplu iş sözleşmesi yürürlükte ise o toplu iş sözleşmesinin haklarından faydalanmaya başladığını ve böyle devam ettiğini, ayrıca ...Sendikasına üye olduğu tarihte geçmişe dönük olarak da ücret ve ikramiye farklarının tek seferde ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli kararıyla; davacının mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde mevsimlik işçi olarak geçen çalışmalarının kadroya geçtikten sonra intibakının yapılması esnasında dikkate alınması gerektiği gözetilerek tüm deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda zamanaşımı def'i de değerlendirilerek fark alacakların belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 22.12.2022 tarihli kararı ile dosyadaki kayıt ve belgeler ile bilirkişi raporu, davacının kıdemi ve toplu iş sözleşmeleri dikkate alındığında, davacının ücret, ilave tediye, sorumluluk (yıpranma) primi farkı ve ikramiye farkı alacağının bulunduğu ve davalı işverenin bunları ödediğini yazılı olarak ispatlayamadığı ve hüküm altına alınan alacakların zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 22.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının mevsimlik işçilikte geçen süresinin dava dışı Kurumca derece ve kademesine doğru bir şekilde eklenerek davacının intibakının yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 01.09.2014 tarihi itibarıyla 13. derece 26. kademede olduğunun tespitinin isabetsiz olduğu, davacının nakledildiği işyerinde toplu iş sözleşmesi düzenleninceye kadar nakil işleminden önce tâbi olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği buna göre davacının, davalıya ait işyerinde uygulanan ...Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinin düzenleme (imza) tarihi olan 25.06.2015 tarihine kadar ... Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya devam edeceği ve davacının da ...Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ancak sendika üyeliğinin davalı işverene bildirim tarihi olan 03.07.2015 tarihinden sonra yararlanabileceği ayrıca arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra muaccel hâle gelen alacaklar yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak ek bilirkişi raporu aldırıldığı, davacı işçinin 03.07.2015 tarihinden itibaren ...Sendikası ile davalı arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği, davacıya ödenmesi gereken yevmiyenin toplu iş sözleşmesine göre uygun olarak belirlenip ödendiği, davacının fark ücret alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İlk Derece Mahkemesinin Yargıtayın bozma iradesini şeklen yerine getirdiğini ancak esas yönünden dikkate almadığını, 2. Müvekkilinin ilk işe başladığı kurumdaki hizmet süresi, kıdemi ve pozisyonunun devirler sırasında ya hiç dikkate alınmadığını ya da hatalı değerlendirilerek, işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden ve ücret zamlarından en başından itibaren eksik faydalanmasına neden olunduğunu, 3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay denetimine elverişli olmayan, yüzeysel ve hüküm kurmaya elverişsiz nitelikte olduğunu, 4. İlk Derece Mahkemesinin davalı Kurumdan, müvekkili ile emsal statüde, benzer kıdem ve pozisyondaki işçilerin ücret bordrolarını, hizmet cetvellerini ve toplu iş sözleşmeleri skalalarını celbederek müvekkilinin baz ücretinin, bu emsal işçilerle karşılaştırması gerektiğini, 5. Müvekkilinin devir öncesi hizmet süresinin, derece ve kademe intibakında doğru kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesi gerektiğini ve tüm bu analizler sonucunda, müvekkilinin olması gereken baz yevmiyesinin tespit edilerek, hak ettiği ve aldığı ücret arasındaki farkın somutlaştırması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 6360 sayılı Kanun gereği davalı Kuruma nakledilen işçinin intibak işlemlerinin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ücret miktarının doğru şekilde belirlenip belirlenmediği, nakil tarihinden sonra davacının yararlanması gereken toplu iş sözleşmesinin belirlenmesi ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenip ödenmediği hususlarındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6352, K. 2025/6781, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6352-e-2025-6781-k-b2c3b2576d03