Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5455 E. 2025/6040 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5455
- Karar No
- 2025/6040
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/400 E., 2025/78 K. DAVA TARİHİ : 19.02.2021
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı Gaziantep Dr. ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde elektrik teknisyeni olarak çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23. madde gereğince 02.04.2018 tarihi itibarıyla sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davacı ile davalı arasında yapılan iş sözleşmesinde asgari ücretin %35 fazlasının ödeneceğinin hüküm altına alındığını, davacının ücreti belirlenirken her asgari ücrete %35 fazlası uygulandıktan sonra %4 oranında zamların uygulanması gerektiğini, dava konusu 01.01.2019-01.01.2020 döneminde mevcut asgari ücretin %35 fazlası üzerine %4 oranında zam yapılması gerektiğini fakat davalı Bakanlık tarafından sözleşme ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı bir şekilde ücretlerin eksik ödendiğini belirterek ücret farkı, ilave tediye farkı ve ikramiye farkı alacaklarının faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, 696 sayılı KHK’nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 23. maddesi kapsamında 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçişlerin yapıldığını, 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesinin altıncı fıkrasında geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son, sona erecek toplu iş sözleşmesinin anılan madde kapsamında yer alan idarelerce sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilerin ücreti ile diğer haklarının belirlenmesinde esas alınacağının düzenlendiğini, davacı ile müvekkili Bakanlık arasında 02.04.2018 tarihinde imzalanan iş sözleşmesinin 7. maddesinde " ... iş bu sözleşme süresince işçiye her ay brüt asgari ücretin %35 fazlası üzerinden günlük olarak ödeme yapılır, ...ancak iş bu belirsiz süreli iş sözleşmesinin imzalandığı tarihten önce yürürlük süresi sona eren bir toplu iş sözleşmesinden yararlanan işçilerin yararlandıkları sona eren toplu iş sözleşmesinin mali hükümleri bu iş sözleşmesinin hükmü olarak devam eder ... " hükmünün yer aldığını, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 oranında zam yapıldığını, davacının 2018 yılı ücreti korunarak %4 oranında zam yapıldığını ve ücretin düşürülmesinin söz konusu olmadığını, iddia edildiği gibi asgari ücretin %35 fazlasını almasını gerektirir iş sözleşmesi bulunmadığını, dolayısıyla talep edilen alacaktan Bakanlığın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, ayrıca davacı tarafça istenilen faiz oranına ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2023 tarihli kararı ile; davacı ile davalı arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası dikkate alınarak ödeneceğinin düzenlendiği, bu durumda davacının fark ücret alacağı bulunduğu ancak tespit edilen fark ücret alacağının ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, ilave tediye ve ikramiye alacaklarının ödendiği tespit edildiğinden bu alacakların reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi hükmünde isabetsizlik bulunmadığı, faiz başlangıç tarihi ve işletilen faiz türünde hata olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, arabuluculuğa başvuru tarihi itibarıyla henüz 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin imzalanmamış olduğu, bu nedenle 01.01.2021 tarihindeki temel ücrete toplu iş sözleşmesi doğrultusunda %12 zam oranı uygulanarak hesap yapılmasının hatalı olduğu, davacının 2021 yılı ücreti 08.09.2021 tarihli toplu iş sözleşmesi hükümleri uygulanmadan belirlendikten sonra davacıya yapıldığı kabul edilen ödemelerin uyuşmazlık konusu dönemdeki fark ikramiye ve ilave tediye alacaklarına ilişkin olup olmadığı da netleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi dikkate alınmaksızın hesaplama yapılarak ve davacıya 2020 yılı Ekim ve 2021 yılı Şubat aylarında yapılan ödemelerin uyuşmazlık dönemini kapsadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücretinin 375 sayılı KHK'nın geçici 23. maddesi uyarınca eksiksiz ödendiğini, 2. Davacının talep ettiği alacaklar bakımından Bakanlığın sorumluluğuna gidilemeyeceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ücretinin tespiti ile buna bağlı olarak dava konusu fark alacakların hesabına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.