Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5330 E. 2025/6025 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5330
- Karar No
- 2025/6025
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/382 E., 2025/433 K. DAVA TARİHİ : 15.11.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/157 E., 2025/55 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Sağlık İşçileri Sendikası (Sendika) tarafından üye işçilerin listesinin müvekkiline gönderilmediğini, yetki tespitinin işçi ve sendika üye sayısı bakımından hatalı olduğunu, yetki tespiti kapsamındaki işletmeye ait işyerlerinin aynı işkolunda faaliyet göstermediğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 06.11.2023 tarihli ve 306620 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkili Sendikanın yasal çoğunluğu ve şartları sağladığını, davacı işverenin müvekkili Sendika ile aynı işkolunda faaliyet gösteren 2 işyeri bulunduğunu, bu bağlamda işletme düzeyinde yetki tespiti yapıldığını, davacı bünyesinde işletme düzeyinde toplu sözleşme imzalama yetkisini haiz olduğunun hukuka ve usule uygun şekilde tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... (Bakanlık) vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin Ankara iş mahkemesi olduğunu, yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sisteme yansıyan bilgilere göre davacı işverene ait davalı Sendika ile aynı işkolunda 2 işyeri bulunduğunu, işyerlerinde başvuru tarihi itibarıyla çalışan 32 işçiden 14'ünün yetki tespiti için başvuran Sendikaya üye olduğunu, bu doğrultuda Sendikaya olumlu yetki tespiti yazısı verildiğini, yetki tespitinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, davalı Sendikanın kurulu bulunduğu 17 sıra No.lu sağlık ve sosyal hizmetler işkolunda faaliyet gösteren davacıya ait 2 işyeri bulunduğu, bu işyerlerinde çalışan ve davalı Sendikaya üye işçi sayısının yasal çoğunluğun açıkça üstünde olduğu, dava konusu olumlu yetki tespitinin iptalini gerektirecek herhangi bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkiline ait Konya ve Ankara bulunan işyerlerinin dikkate alınmadığını, 2. Sendika üyeliklerinin geçerliliği noktasında yeterli araştırma yapılmadığını, 3. SGK kayıtlarının dosyaya kazandırılmadığını ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlık hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi gereken nitelikte olduğundan 6100 sayılı Kanun’un 266. maddesine aykırı olarak İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu alınması hatalı ise de bu durum sonuca etkili görülmediğinden eleştiri ile yetinilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.