Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5325 E. 2025/6644 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5325
- Karar No
- 2025/6644
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/535 E., 2025/572 K. DAVA TARİHİ : 08.12.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/616 E., 2025/59 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Sendikası (... Sendikası) tarafından işveren ... Makarna ve Gıda San. ve Tic. AŞ'ye (... Şirketi) ait gıda sanayii işkolundaki işyerinde sendikal örgütlenme faaliyeti yürütüldüğünü, bu faaliyet sonucunda müvekkili Sendikanın adı geçen işyerinde yetkili olduğunun davalı Bakanlıkça tespit edilmesi üzerine işveren Şirketçe yetki tespitine itiraz edildiğini ve sendika üyesi işçilere tek tek üyelikten istifa etmeleri konusunda baskı uygulandığını, dört aylık süreçte kırk iki sendika üyesinin üyelikten istifa ettirildiğini, işverence açılan yetki tespitine itiraz davasına ilişkin olarak verilen kararın kesinleşmesi sonrasında davacı Sendika tarafından 13.06.2023 tarihinde işverene toplu iş sözleşmesi görüşmeleri için çağrıda bulunulduğunu, ancak çağrı tarihinde işyerinde müvekkilinin yalnızca bir üyesi kaldığını, müvekkili tarafından sendikal örgütlenme hakkına yönelik hukuka aykırı fiil ve eylemlerin tespiti ile gerekli yasal yaptırımın uygulanması amacıyla davalı Bakanlığa başvurulduğunu, Bakanlık müfettişlerince yapılan inceleme sonucu hazırlanan 22.08.2023 tarihli ve 11110-İNC-01/11149-İNC-05 No.lu raporda; denetime konu işyerinde sendikal faaliyetin engellenmediği/sendikal baskı yapılmadığı sonucuna ulaşıldığını, dava konusu 22.08.2023 tarihli raporunun eksik incelemeye dayandığını, işverenin, bu süreçte sendika üyesi işçileri tek tek odalara alarak üyelikten istifa etmeleri konusunda baskı uyguladığını, ücretlerinde artış yapacağı, sendikaya gerek kalmayacağı gibi gerekçelerle iradelerini sakatladığını, işverenin tutumu nedeniyle faaliyet göstermesine izin verilmeyen davacı Sendikanın sendikal örgütlenme hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek davalı ... Bakanlığının 22.08.2023 tarihli ve 11110-İNC-01/11149-İNC-05 No.lu raporuna karşı itirazlarının kabulü ile inceleme raporunun iptaline, işyerinde sendikal faaliyetin engellendiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının tespiti gerektiğini, çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişlerince yasal mevzuatın verdiği yetki kapsamında yapılan denetim neticesinin, dava konusu edilen iddialara ilişkin ortaya konulan tespitlerin, çalışma hayatının düzenlenmesi konusunda genel nitelikte tespitler olduğunu, genel nitelikteki bu tespitlere karşı iptal davası açılmasının mümkün olmadığını, davalı Bakanlığın davada taraf sıfatının bulunmadığını, dava konusu raporda yer alan tespitlerin mevcut duruma ve ilgili mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu iş müfettişi inceleme tutanağının, işyerinde sendikal faaliyetin engellenip engellenmediğinin araştırılmasına yönelik olduğu ve davacı Sendikanın dava dilekçesinde iş müfettişi raporunun iptali ve neticesinde işyerinde sendikal faaliyetin engellendiğinin tespitinin istendiği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 92. maddesine göre iş müfettişi raporunun işçi alacaklarına ilişkin kısmına karşı taraflarca dava açılabileceği, dolayısıyla somut olayda davalı Bakanlığın 22.08.2023 tarihli raporuna karşı yapılan itirazların konusunun işçi alacağı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İş müfettişi tarafından düzenlenen tutanak ve raporlara karşı ilgilerce 30 gün içinde dava açılabildiğine dair Yargıtay kararları bulunduğunu, 2. İş müfettişi tarafından düzenlenen söz konusu raporda yapılan tespitin aksini talep etmekte hukuki yararı olduğunu, zira işverenle müvekkili arasında derdest manevi tazminat davası bulunduğunu ve söz konusu eylemlerin suç teşkil eden eylemler olduğunu, 3. İşverence işyerinde sendikal baskı yapıldığını, Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında davacının ünvanın hatalı yazıldığını, 4. Fer'î müdâhil olarak davaya katılan işverenin karar başlığında davalı sıfatıyla gösterilmesi ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... iş müfettişlerince yapılan inceleme sonucu düzenlenen 22.08.2023 tarihli ve 11110-İNC-01/11149-İNC-05 No.lu inceleme raporunun iptali istemine ilişkindir. Davacı ... Sendikası isminin gerekçeli karar başlığında "..." şeklinde yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde görülmüştür. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinde işaret ettiği kararın (Dairemizin 19.02.2025 tarihli ve 2024/14183 Esas, 2025/1770 Karar sayılı kararı) 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 78. maddesi uyarınca davacı işveren aleyhine verilen idari para cezasının iptaline ilişkin olduğu ve söz konusu davanın 6356 sayılı Kanun'un 79. maddesi kapsamında değerlendirildiği anlaşılmış olup işbu davada davalı Bakanlığın 22.08.2023 tarihli raporuna karşı 4857 sayılı Kanun'un 92. maddesi uyarınca itiraz edildiği gözetildiğinde davacının bu hususa dair temyizi yerinde bulunmamıştır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 66. maddesinde, "Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir.", 68. maddesinde, "(1) Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir. (2) Mahkeme, katıldığı noktadan itibaren, taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ eder.", 69. maddesinde, "(1) Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan hükümler uyarınca müdahale isteğinin kabulü hâlinde fer’î müdâhil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket eder ve davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip eder. Karar, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilir. Müdâhil hakkında karar verilemez. Fer’î müdâhil de kararı ancak, lehine katıldığı tarafla birlikte istinaf edebilir. Lehine müdahale edilen taraf istinaf yoluna başvurmazsa, yalnız başına kararı istinaf edemez.
Somut olayda davanın tarafları, davacı ile davalı ... olarak gösterilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hukuki dinlenilme hakkı gözetilerek verilen 25.12.2023 tarihli ara kararla davanın işveren ... Şirketine ihbar edildiği, ... Şirketi tarafından davaya müdahale talep edilmesi sonrası Mahkemece 12.03.2024 tarihli celsede verilen ara kararla işveren Şirketin müdahale talebinin kabul edildiği anlaşılmış olup işveren Şirketin müdahale talebinin kabulü neticesinde davada ancak fer’î müdâhil olarak yer alabileceği ve müdâhilin yer aldığı asıl davada hükmün taraflar hakkında verileceği nazara alınmadan, karar başlığında ... Şirketinin davalı olarak gösterilmesi hatalı olmakla birlikte fer’î müdâhil lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan; "Davalılar" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "davalı" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.