Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4042 E. 2025/6768 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4042
- Karar No
- 2025/6768
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/124 E., 2023/355 K. DAVA TARİHİ : 25.10.2016
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin Suudi Arabistan'da bulunan şantiyesinde 01.05.2014-15.05.2015 tarihleri arasında harita mühendisi ve ölçme işleri müdürü olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin 15.05.2015 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, davacının günde ortalama 3 saat fazla çalışma yaptığını belirterek fazla çalışma alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde harita müdürü olarak idari kadroda çalışmış olduğunu, saha faaliyetine destek verdiğini ve fazla çalışma yapmasının söz konusu olmadığını, davacının 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma yapılması durumunda ücretinin ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2018 tarihli kararı ile davacı iddiaları ile uyumlu davacı tanık beyanlarına göre davacı işçinin haftanın 3 günü 07.00-19.30 saatleri arasında çalıştığı, haftanın 3 günü ise 07.00-21.00 saatleri arasında çalıştığı, buna göre haftalık fazla çalışma süresinin 25,5 saat olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli kararı ile; Mahkemece hatalı değerlendirmeye dayalı olarak kısmen yazılı şekilde yabancı para üzerinden hüküm tesisi doğru görülmemiş ise de davalı tarafın bu hususa ilişkin istinaf başvurusu bulunmadığından ve anılan husus kamu düzenine ilişkin olmadığından bu hususun inceleme konusu yapılmadığını, davacı vekilinin tüm alacağa Amerikan Doları (USD) cinsinden hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf başvurusunun ise reddinin gerektiği gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, davacının yaptığı işin niteliği, tanık beyanları ve özellikle davacı tanığı S.O.K'nın beyanı hep birlikte değerlendirildiğinde davacının haftanın altı günü 07.00-18.00 saatleri arasında çalıştığının kabulü ile fazla çalışma süresinin belirlenmesinin dosya kapsamına daha uygun düşeceği, dava konusu alacak için davacı tarafın dava dilekçesiyle tercih hakkını kullandığı ve dava konusu alacağın Türk Lirası üzerinden ödenmesini istediği, her ne kadar davacı 17.08.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu alacağın tamamını USD olarak arttırmış ise de USD üzerinden yapılan ıslahın, dava dilekçesindeki tercihten dönülmesi mümkün olmadığından geçerli olmadığı, davacının dava dilekçesiyle tercih hakkını kullandığı, dava konusu alacağın Türk Lirası üzerinden ödenmesini istediği ve bu talebe değer verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm altına alınan alacak için dava dilekçesindeki miktarlar için Türk Lirası ıslahla artırılan tutarlar için USD üzerinden hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Uyuşmazlığa mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiğini, 2. Davacının davalı Şirketten hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, davacının fazla çalışma alacağının ispatı, ödenip ödenmediği ve hangi para birimine göre hüküm altına alınacağı noktasındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda, uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.