Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3967 E. 2025/7185 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3967
- Karar No
- 2025/7185
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/80 E., 2025/250 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 11. İş Mahkemesi SAYISI: 2023/138 E., 2024/611 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının ... ülkesindeki şantiyesinde kalıp formen olarak 09.04.2018-12.04.2021 tarihleri arasında çalıştığını, ücretinin net 2.500,00 Amerikan doları (USD) olduğunu, ücretin USD olarak ödenmesi şeklinde anlaşmalarına karşın ödemelerin ... () olarak yapıldığını, şantiyede yatılı kaldığını ve 3 öğün yemeğin davalı tarafından karşılandığını, haftanın 7 günü 07.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, ancak işin yoğunluğuna göre çalışmasının 23.00'a kadar uzadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık ücretli izinlerin kullandırılmadığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının 02.07.2019-07.04.2021 tarihleri arasında yurtdışında kurulu .... Firmasında çalıştığını, ücretinin saatlik 17,34 QAR olduğunu, tüm işçilik alacaklarının ücret bordrolarında gösterilerek ödendiğini, iş sözleşmesinin işin bitimi üzerine sona erdiğini, davacıya son dönem ücret bordrosu ile kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olaya ... hukukunun uygulanması gerektiği ve davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 19.12.20 23... /17021 Esas, 2023/19861 Karar sayılı kararı dikkate alınarak davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine ve yargılama giderlerinin tarafların kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile dava tarihi gözetildiğinde davalı lehine vekâlet ücreti takdiri gerekirken verilmemesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Uyuşmazlıkta Türk hukukuun uygulanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararına göre de sıkı ilişkili hukukunun Türk hukuku olduğunu, her iki tarafın tabiiyetinin Türk olduğu, sigorta primlerinin Türkiye'de yatırıldığını, tarafların yerleşim yerlerinin Türkiye olduğunu, yıllık ücretli izinlerini Türkiye'de kullandığını, Türk işçiler ile aynı kampta kaldığını, sosyal ve hukuki ilişkilerinin yoğunlaştığı ülkenin de Türkiye olduğunu, 2. ... İş Kanunu'nun 1/14 hükmünde işveren şirketlerin ... hisse sermayesinin %51'den az olmaması gerektiği, dolayısıyla davalının ... hukuku anlamında işveren sayılmayacağını, Türk hukukunun uygulanması için bilirkişi raporuna itiraz ettiğini ancak Mahkemece itirazının değerlendirilmediğini, 3. Talep artırım için süre verilmemesinin hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk ve davaya konu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.