Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4096 E. 2025/12523 K.
Konu: İş Kazasına Dayalı Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4096
- Karar No
- 2025/12523
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasına Dayalı Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi SAYISI : 2014/330 E., 2022/205 K.
Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı tazminat davası nedeniyle Mahkemece Yargıtay (Kapatılan)21.Hukuk Dairesince verilen bozma kararına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili 23.01.2006 tarihli dava dilekçesinde özetle; vekili bulunduğu ...'in 16.07.2004 tarihinden beri Şırnak ili ... ilçesinde faaliyet gösteren ... İhracat Limited Şirketi bünyesinde ve bu şirkette hizmet akdi ile şoför olarak çalışmakta iken 07.11.2004 tarihinde Irak devletinin Musul kentinde kimliği belirsiz kişilerce uğradığı silahlı saldırı sonucu sol omzundan ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak sürekli kısmi iş göremez hale geldiğini, ...Limited Şirketi ile merkezi Gaziantep ilinde bulunan ... Dış Ticaret arasında taşıma sözleşmesi yapıldığını, buna göre ... A.Ş. üstlenmiş olduğu Irak ülkesine petrol taşıma işinde ... Şirketi kendi bünyesinde bulunan kamyonları bu taşıma işinde çalıştırdığını, her iki firma yapmış oldukları işin gereği olarak 506 sayılı Kanun'un 87. maddesi kapsamında asıl işveren -alt işveren ilişkisi içerisinde olduklarını, ... A.Ş.'nin asıl işveren, ... Ltd. Şti.'nin ise alt işveren (taşeron) konumunda olduklarını, müvekkili ...'nin ... Limited Şirketi'nin ... A.Ş'nin taşeronu olarak yapmış olduğu Irak'a petrol taşıma işinde 03.11.2004 tarihinde İskenderun'dan yüklemiş oduğu malı Irak ülkesinin Musul kentine ... plakalı kamyon ile götürmekte iken Musul iline 40 km kala taşıma yapan kamyon konvoyuna kimliği belirsiz kişilerce yapılan silahlı saldırı sonucu sol omzundan yaralandığını, saldırının yapmış olduğu taşıma işi sırasında olduğunu, dolayısıyla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre bir iş kazası olduğunu belirterek, 5.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar beyanlarında davanın reddini talep ettiklerini beyan etmişlerdir. III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI A) İlk Mahkeme Kararı Mahkemenin 15.05.2013 tarih ve 2006/9 Esas 2013/203 Karar sayılı ilam ile davanın reddine karar verilmiştir. B) Bozma Kararı Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 15.04.2014 tarih ve 2014/1082 Esas 2014/8009 Karar sayılı ilamı ile; "...somut olayda, hükme dayanak alınan bilirkişi kusur raporunda dosyada yeterli veri bulunmadığı için İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşullar göz önünde tutularak, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı hangilerini ise almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususların ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamadığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; dava konusu olayda yol güvenliğine ilişkin gereken önlemlerin alınıp alınmadığı, başka yol güzargahlarının bulunup bulunmadığı, davalı işverenlerin bu yönlerde bir çalışmaları olup olmadığı hususlarının araştırılarak, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişi heyetine konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceleterek tüm delilleri bir arada değerlendirip neticesine göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup..." gerekçesi ile bozulmuştur. IV. BOZMA KARARI ÜZERİNE VERİLEN KARAR Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve numarası yazılı kararda özetle; "...Mahkememizce Dış İşleri Bakanlığına müzekkere yazılarak davacının yaralanmasına sebebiyet veren saldırının tam olarak nerede ve ne şekilde gerçekleştiğinin, saldırı gerçekleştiğinde davacının güvenli konvoy ve yolda olup olmadığının ve saldırıda davacı dışında başka Türk vatandaşının yaralanıp yaralanmadığının tespitinin istendiği, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonuna müzekkere yazılarak Irak'a giden tır şoförlerinin yol güzergahlarında kim tarafından nasıl belirlendiğinin, Irak'ta gidilen güzergahın hep aynı olup olmadığının sorularak, var ise ilgili bilgi ve belgelerin istenildiği, davalılar ... Şirketine ve ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak davaya konu olayın gerçekleştiği 07.11.2004 tarihi itibariyle Irak Ülkesine yük taşıyan araçların güzergahının ne şekilde belirlendiği ve araçların güvenli bir şekilde gidecekleri yere varıp Türkiye'ye geri dönebilmeleri için ne gibi tedbirler alındığı ve davacı ...'in davaya konu olayın gerçekleştiği tarihteki seferinde güvenliğinin sağlanması için alınmış tedbir bulunup bulunmadığı, güzergahının belli olup olmadığı sorulmuş olup, cevabi yazılar dosyamız arasına alınmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 07.11.2004 tarihinde Irak ülkesinde meydana gelen iş kazası sebebiyle davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemli işbu davada Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 15.05.2013 tarih ve 2006/9 Esas 2013/203 Karar sayılı ilam ile davanın reddine karar verilmiş olup davacı vekilinin mahkememiz kararını temyiz etmesi üzerine karar Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 15.04.2014 tarih ve 2014/1082 Esas 2014/8009 Karar sayılı ilamı ile "hükme dayanak alınan bilirkişi kusur raporunun dosyada yeterli veri bulunmadığından kusurun aidiyeti ve oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamadığı, bu nedenle dava konusu olayda yol güvenliğine ilişkin gereken önlemlerin alınıp alınmadığı, başka yol güzargahlarının bulunup bulunmadığı, davalı işverenlerin bu yönlerde bir çalışmaları olup olmadığı hususlarının araştırılarak, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişi heyetine konuyu yeniden inceleterek tüm delilleri bir arada değerlendirip neticesine göre karar vermek" üzere bozulmuştur. Mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda ilgili kurumlara ve davalılara müzekkere yazılarak söz konusu bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması istenilmiştir. Dosyaya sunulan cevabi yazılar neticesinde daha fazla bilgi ve belgeye ulaşılamadığından, dolayısıyla davacı tarafından davalıların kusuru ispat edilemediğinden..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hatalı ve eksik araştırmaya dayalı olduğu işverenlerin kazanın meydana gelmesinde davalıların kusurlu olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından vefat eden sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesi" açısından 6100 sayılı HMK Geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’un 427 ilâ 444. maddeleri, "tazminat alacaklarının belirlenmesi ve sorumluluk" açısından zararın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 332 ve 98. maddeleri ile giderek aynı Kanun'un 41, 42, 43, 44, 45 ve 47. maddeleri, öte yandan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 2 ve 7. maddeleri gereğince uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 ve 420. maddesi hükümleri, "olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" açısından iş kazası tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun'un 11, 12, 22, 23 ve 26. maddeleri, "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77. maddesi ile ilgili mevzuat hükümleri, "usuli kazanılmış haklar" açısından 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde davacının tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.