Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4100 E. 2025/6410 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4100
Karar No
2025/6410
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/446 E., 2024/754 K. DAVA TARİHİ : 04.01.2019

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının yurt dışı şantiyelerinde 2005-2017 yılları arasında çalıştığını, davacının son saat ücretinin 4,80 Amerikan doları olduğunu, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş görme edimini yabancı bir ülkede ifa ettiği için yabancılık unsurunun bulunduğunu, davaya konu çalışmaları kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandıracak çalışmalar olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli kararı ile; davacının, davalı Şirketin çeşitli yurt dışı projelerinde 03.08.2005-09.01.2006, 12.04.2007-26.04.2009, 16.09.2012-03.10.2017 tarihleri arasında çalıştığı, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiği, bu kapsamda davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Bölge Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 25.05.2022 tarihli kararı ile; tüm dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesi kararının Dairece de benimsenmiş maddi deliller ve hukuksal gerekçelere dayandığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 25.02.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece davalının sair temyiz itirazları incelenmeksizin, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı işçinin; 03.08.2005-09.01.2006, 12.04.2007-26.04.20 09... .09.2012-03.10.2017 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışındaki projelerinde üç dönem fasılalı olarak çalıştığı, taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinin tarafların iş ilişkisindeki hak ve yükümlüklerine ilişkin çalışma süresi ve iş sözleşmesinin feshine ilişkin maddelerinde çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağının belirtildiği, yine sözleşmelerin 16. maddelerinde de çalışılan ülke mevzuatının geçerli olacağı düzenlemesinin yer aldığı hususlardaki ihtilafların çözümünde öncelikle çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağı, bu hususta hukuki düzenleme olmaması hâlinde Türk mevzuatının uygulanacağının ifade edildiğinin görüldüğü, davacının 16.09.2012-03.10.2017 tarihleri arasındaki çalışma dönemi için tarafların iş sözleşmeleri ile hukuk seçimi anlaşması yaptıklarının açık olduğu, davacı 16.09.2012-03.10.2017 tarihleri arasında Umman'da davalıya ait işyerinde çalışmış olup ilgili dönemlerde mutad işyerinin de işçinin işini fiilen yaptığı Umman olduğunun sabit olduğu, bu nedenle yurt dışı iş sözleşmeleri imzalanan dönemde, iş sözleşmesi ile seçilen hukukun uygulanması gerektiği, hukuk seçimi anlaşması bulunmayan 03.08.2005-09.01.2006, 12.04.2007-26.04.2009 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri yönünden, Türk hukukunun daha sıkı ilişkili hukuk olmamasına bağlı olarak mutad işyeri olan çalışılan ülke hukukunun uygulanması gerektiği, hâl böyle olunca, uzman bir bilirkişiden de denetime elverişli rapor alınmak suretiyle dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek dava konusu alacaklar hakkında usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyularak devam edilen yargılamada; davacının, davalının ... ve Umman'da bulunan şantiyelerinde çalışmış olduğu, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde 03.07.2016 tarihinde yapılan değişiklikle mahkemeye başvuru için zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak belirlendiği, değişiklik öncesi zamanaşımı süresinin 3 ay olarak düzenlendiği, davanın iş sözleşmesinin 03.10.2017 tarihinde feshedildiği, davanın 04.01.2019 tarihinde ikame edildiği, Umman İş Kanunu’nun 7. maddesinde “Hak ettiği tarihin üzerinden bir yıl geçmiş ise, işçinin bu Kanun’da belirtilen haklardan herhangi birini isteme hakkı düşer. Bu Kanun’dan öncesine ait hak taleplerinde ise bir yıllık süre, Kanun hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hesap edilir” düzenlemesinin mevcut olduğu, söz konusu Kanun'un 26.04.2003 tarihinde yayınlanmış olup talep dönemi itibarıyla 1 yıllık zamanaşımı süresi bulunduğu, 03.10.2017 tarihinde sona eren iş ilişkisi bakımından dava tarihi olan 04.01.2019 tarihine kadar 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Somut uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması gerektiğini, 2. Dava konusu edilen alacaklar yönünden zamanaşımı ya da hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk ve zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/4100, K. 2025/6410, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-4100-e-2025-6410-k-06421daeddc8