Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1246 E. 2025/6413 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1246
- Karar No
- 2025/6413
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2427 E., 2024/2772 K. DAVA TARİHİ : 17.04.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/273 E., 2024/357 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının yurt dışındaki şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının yabancı ülkede çalıştığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasının mümkün olmadığını, uyuşmazlığa ilgili ülke hukukunun uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacının davalının ...'da bulunan şantiyelerinde çalıştığı, taraflar arasında imzalanan yurt dışı hizmet sözleşmesinde uyuşmazlık hâlinde çalışılan ülke mevzuatı hükümlerinin uygulanacağı kararlaştırıldığı, buna göre davacının çalışma dönemi için tarafların iş sözleşmesiyle bir hukuk seçimi anlaşması yaptıklarının açık olduğu, somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken hukukun ... hukuku olduğu, ... Federasyonu İş Kanunu'nda mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde zamanaşımının düzenlendiği, davacının iş sözleşmesinin 13.01.2016 tarihinde feshedildiği, dolayısıyla bu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat taleplerine 1 yıllık zamanaşımı süresi uygulanması gerektiği, eldeki davanın 17.04.2020 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarih itibarıyla ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre dava tarihi itibarıyla 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşıldığı, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidildiğinden davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalının cevap dilekçesinde ve ıslaha karşı beyan dilekçesinde zamanaşımı süresini 5 yıl olarak beyan ettiğini, bu hususta davacının usuli kazanılmış hakkının doğduğunu, b. Davalının somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması yönünde seçimlik hakkını kullandığını, c. Yabancı hukuk yönünden içtihat değişikliğine gidilerek değişikliğin hemen uygulamaya konulmasının kazanılmış hak, adil yargılanma, sürpriz karar verme yasağı ve eşitlik ilkesi gibi anayasal ilkelere aykırılık oluşturduğunu, d. ... Federasyonu İş Kanunu'nda zamanaşımı veya hak düşürücü süre gibi bir süre olmadığını, maddelerin hatalı uygulandığını, e. Dava konusu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, matbu bir sözleşme dikkate alınarak hukuk seçimi yapıldığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, f. Arabuluculuk giderinin davalıya yükletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve vekâlet ücreti konularına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.