Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2023/19182 E. 2023/19093 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/19182
- Karar No
- 2023/19093
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/97 E., 2023/163 K. DAVA TARİHİ : 09.11.2015 KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının Karayolları Genel Müdürlüğüne ait işyerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, ancak asıl işveren Kurum işçisi ile aynı işi yaptığını, buna rağmen asıl işveren işçisi ile aynı haklara sahip olmadığını, davalı Kurum ve alt işverenler arasında kurulan ilişkinin muvazaalı olduğunu ve hizmet alımı olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının Türkiye Yol İş Sendikası üyeliğinin Sendika tarafından kabul edilerek davalıya bildirildiğini, İdarenin kendi işçileri olmadığını belirterek davacıyı toplu iş sözleşmesindeki haklardan yararlandırmadığını, davacının üyeliğinin davalı ... Müdürlüğe bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğini ileri sürerek davacının Karayolları Genel Müdürlüğünün işçisi olduğunun tespitine, sendika üyeliğinin işveren tarafından davalıya bildirildiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesinden doğan her türlü ücret alacakları ile davacıya ödenen ücretler arasındaki fark ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili İdarenin işçisi olmadığını, ihale konusu iş kapsamında kimlerin çalıştırılacağı, kimlerin işten çıkarılacağına yüklenici alt işverenlerin karar verdiğini, davacının çalıştığı yüklenici şirketler ile müvekkili İdare arasında imzalanan sözleşmelerde işin görüleceği işyeri ile işin niteliğinin belirtilmiş olduğunu, davacı da dâhil olmak üzere tüm yüklenici firma işçilerinin emir ve talimatları alt işveren yüklenici Şirket yetkililerinden aldığını, müvekkili İdarece yalnızca işin sözleşmeye uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin denetlendiğini, alt işverenlerle yapılan sözleşmelerin mevzuata uygun olduğunu ve muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Şirketler davaya cevap vermemiş, dava ve duruşmalara katılmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 2019/259 Esas, 2021/440 Karar sayılı kararı ile; davacının Kurum ile şirketler arasında yapılan sözleşmenin aksine davalı Kurumun hizmet binasında işin icrası için gerekli malzemeler Kurum tarafından sağlandığını, davacının Kurumun kadrolu personeli ile aynı işi icra ederek büro personeli olarak çalıştığının anlaşıldığı, davacının icra ettiği işin (4) numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun ile Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve sorumlulukları arasında belirtilen işlerden olduğu, yapılan işin yardımcı iş olmadığı sonucuna varılarak davalı ... ile davalı Şirketler arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayalı olduğunun ve davacının ilk işe giriş tarihinden itibaren davalı ... Müdürlüğünün işçisi olduğunun tespitine, toplu iş sözleşmesinden kaynaklı fark ücret alacaklarına yönelik talebinin ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 11.05.2022 tarihli ve 2022/611 Esas, 2022/965 Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamından davacının davalıya ait işyerinde kadrolu personelle aynı ortamda aynı işleri yaptığı, çalışma koşullarının davalı ... yetkililerince belirlendiği, iş araç ve gereçlerinin davalı tarafından karşılandığı, davalı ... ile ihale sözleşmesi yapan Şirketlerin işyerinde ayrı bir iş organizasyonunun ve yetkilinin bulunmadığı, bu itibarla davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayalı olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 13.10.2022 tarihli ve 2022/8929 Esas, 2022/12288 Karar sayılı ilâmıyla; davacı tarafça dava dilekçesinde muvazaa tespiti ile fark alacak talebinde bulunulduğu, yargılama sırasında ise fark alacaklara ilişkin talebinden feragat edildiği, bu durumda davacının alacağa ilişkin bir talebinin kalmayıp tespit istemi yönünden davaya devam edildiği, her eda davasının aynı zamanda tespit talebini de içerdiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 106 ncı maddesine göre tespit isteminin hukuken korunmaya değer güncel bir yararı gerektirdiği, ancak eda davası açılabilecek hâllerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı dikkate alındığında, davacının muvazaa tespitine dayalı talebinde hukuki yararı bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, davacının davalı Kurumun işçisi olduğunun tespiti ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret alacakları ile fark ücret alacaklarının tahsili talebine ilişkin olduğu, bozma sonrası yeniden yapılan yargılamada bozma ilâmı doğrultusunda davanın reddine karar verildiği belirtilerek 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili ; bozma ilâmına dayalı verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, şarta bağlı feragat yapılamasa da davadan tamamen veya kısmen feragatin mümkün olduğunu, kısmi feragat durumunda davaya feragat edilmeyen kısım için devam edilmesi gerektiğini, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının alacak talebinden feragat etmesi sonrası yargılamaya tespit talebi yönünden devam edilmesinde hukuki yararı bulunup bulunmadığı noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 106 ve 114 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.