İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1383 E. 2025/1271 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1383
- Karar No
- 2025/1271
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : DAVALI : DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 30/10/2025 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan tespit davasına yönelik dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesi sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA : Davacı asil dilekçesinde kendisinin 24.12.2023 tarihinde davalı ... Yapı San. Tic, Ltd. Şti. ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi'ndeki bir proje için “...” başlıklı bir sözleşme imzaladığını, sözleşme uyarınca 400.000 ... yatırım bedelini davalı şirkete ödediğini, ancak davalı şirketin projeyi başlatmadığını, inşaat veya yatırım faaliyetinde bulunmadığını ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ayrıca şirketin konkordato ilan ettiğini ve faaliyetini durdurduğu bilgisine ulaşıldığını, bu durumun sözleşmenin ifasını imkânsız hale getirdiğini, bu nedenle, sözleşme kapsamındaki yatırım bedelinin iadesi gerektiğinin açık olduğunu belirterek davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.'nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, sözleşmenin ifasının imkânsız hale geldiğinin tespitine, bu durum sonucunda davalıya ödenmiş olan 400.000 USD yatırım bedelinin iadesi gerektiğinin tespitine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, 24.12.2023 tarihli “... (...)” sözleşmesi kapsamında davalıya ödenen yatırım bedelinin karşılığı olan projenin hiç gerçekleşmemesi nedeniyle sözleşmenin ifasının imkânsız hale geldiğinin ve bu bedelin iadesi gerektiğinin tespiti istemli olarak açılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 106. maddesinde; "(1)Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.(2)Tespit davası açanın kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.(B)Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz." hükmü düzenlenmiştir.Tespit davası, eda davasına oranla istisnai bir davadır. Bu husus özellikle, tespit davası açmada davacının hukuki menfaatinin bulunup bulunmaması ile ilgilidir. Kural olarak, eda davası açma olanağı varken, tespit davası açılmasında hukuki yarar yoktur. Zira, davacının açtığı tespit davasını kazanması halinde, çoğu zaman, hakkına kavuşabilmesi için ikinci bir dava (eda davası) açma ihtiyacı doğmaktadır. Oysa davacı, tespit davası açmayıp doğrudan doğruya bir eda (alacak) davası açsa idi, bu (tek) dava ile amacına ulaşabilecektir. İki dava yerine tek dava açılması usul ekonomisine de uygun olacaktır. ... (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/ Esas 2015/ karar sayılı içtihatında açıkça belirtildiği üzere: "HMK'nın 106. maddesinde düzenlenen tespit davaları, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır ve eda davasının öncüsü durumundadır. Henüz koşulları tamam olmadığı için açılamayan eda davası için ilerdeki hukuki ilişkinin açıklığa kavuşturulması bakımından, kesin delil olarak kullanılmak üzere tespit davası güncel bir yarar var ise açılabilir. Tespit davasının konusu maddi vakıalar değil, yalnız hukuki ilişkiler olabilir ve hukuki ilişkinin var olup olmadığının hemen tespitinde davacının güncel bir yararı bulunmalıdır. Hukuki yararın varlığı, dava koşulu niteliğinde olup; mahkemece, kendiliğinden gözönünde tutulur. Dava, hakkın ihlâli nedeniyle mahkemeden hukuki korunma istemidir. Dava hakkı da, hukuki yarar ile sınırlıdır. Davacı, ihlâl edildiğini ileri sürdüğü hakkını elde edebilmek için mahkeme kararına muhtaç bulunmalıdır. Bu bağlamda, hukuki korunmada (davada), zorunluluk olmalıdır. Tespit davası ile istenen hukuki korunma, eda davası ile tamamen elde edilebilecekse o zaman davacının ayrı bir tespit davası açmasında hukuki yararı yoktur. İdeal veya geleceğe dönük bir yarar yeterli değildir. Kural olarak, eda davalarında hukuki yararın varlığı asıldır ve ayrıca bu yönde bir ispat yükümlülüğü yoktur. Eda davası ile aynı zamanda davanın dayandığı hakkın veya hukuki ilişkinin var olduğunun tespiti de hüküm altına alınır ve buna bağlı olarak eda emrini kapsar. O halde eda davası açmak mümkün ise tespit davası açılamaz. Tespit davalarında ise; hukuki ilişkinin varlığının, hemen tespit edilmesinde davacının korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması gerekir. Bu da, üç şartın birlikte varlığına bağlıdır.a)Davacının bir hakkı veya hukuki durumu, güncel (halihazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı;b)Bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı; c)Yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen (icraya konulamayan) tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır."Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, davacının 24.12.2023 tarihinde davalı ... Yapı San. Tic, Ltd. Şti. ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi'ndeki bir proje için “...” başlıklı bir sözleşme imzaladığı, sözleşme uyarınca 400.000 Amerikan Doları yatırım bedelini davalı şirkete ödediği, ancak, davalı şirketin projeyi başlatmadığı, inşaat veya yatırım faaliyetinde bulunmadığı ve yükümlülüklerini yerine getirmediği, ayrıca şirketin konkordato ilan ettiği ve faaliyetini durdurduğu bilgisine ulaşıldığı, bu durumun sözleşmenin ifasını imkânsız hale getirdiği, davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.'nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi iddia edilerek sözleşmenin ifasının imkânsız hale geldiğinin ve davalıdan 400.000 USD alacaklı olduğunun tespiti istenmektedir. Bu kapsamda olmak üzere de, davacının alacağını davalıdan tahsil edebilmesi için bu konuda bir eda hükmünün kurulmasının gerekmesi, nitekim salt sorumlu olduğunun tespitine karar verilmesi durumunda bu kararın icra kabiliyetinin olmaması, tespit hükmü ile alacağın tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, tespit hükmünün icra edilebilirliğinin bulunmaması sebebiyle davacının alacağını davalıdan bu yolla tahsil edemeyeceği, yukarıda da açıklandığı üzere verilecek tespit hükmü ile eda hükmünün birbirinden farklı etki ve sonuçlarının olacağı, davacının eda davası açması gerektiği, tespit davası ile istenen hukuki korunmanın eda davası ile tamamen elde edilebileceği, bu durumda da davacının ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak; yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan gerekçeler ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacının tespit davası açmakta bu aşamada hukuki yararının bulunmadığı, geleceğe dönük bir yararın yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının dava açmasında hukuki yararı olmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-h. ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın HMK'nın 114/1-h. ve 115/2. maddeleri uyarınca hukuki yarar nedeniyle dava şartı noksanlığından usulden REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 615,40.-TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 04/11/2025 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza