Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2023/19173 E. 2023/18892 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/19173
- Karar No
- 2023/18892
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3017 E., 2023/3641 K. DAVA TARİHİ : 26.04.2021 KARAR : Davanın kısmen kabulü TEMYİZ EDENLER : Taraf vekilleri Taraflar arasında Ankara 10. İş Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Somut uyuşmazlıkta; 696 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçen davacının ücretinin eksik ödendiği iddiasına bağlı fark alacak taleplerinin reddine karar verildiği, hüküm altına alınan alacağın ise davalı bakımından kesinlik sınırını aşacak mahiyette ileriye yönelik bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen miktarın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince karar tarihi itibarıyla Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin öncesinde ihale alan şirketler nezdinde olmak üzere, Ankara Çubuk Süleyman Demirel Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğünde bakım personeli olarak dava tarihi itibarıyla ve hâlen çalıştığını, 696 sayılı KHK hükümlerine göre sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, davacının Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası üyesi olduğunu, davacı da dâhil çalışan personelin evlerine gitmeksizin başta birer hafta sonra 15 gün aralıksız daha sonra 10'ar günlük nöbetler suretiyle 24 saat usulü çalıştığını ancak 02.04.2018 tarihinden itibaren hafta tatili, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile gece zammı alacaklarının ödenmediğini, 01.01.2019 tarihinden itibaren de ödenmeyen ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacakları bulunduğunu ileri sürerek fark ücret, ikramiye, ilave tediye alacakları ile fark fazla çalışma, hafta tatili, gece zammı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini, davacının ücret farkı ile buna bağlı ilave tediye, ikramiye alacağının ve fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile gece çalışması ücreti alacaklarının bulunmadığını, davacının 24 saat esasında vardiyalı çalıştığı sürede denkleştirme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Ankara 10. İş Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2021/236 Esas, 2022/74 Karar sayılı kararı ile; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan sözleşmesinde ücretin ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenen toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenlendiği gerekçesiyle dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli ve 2022/2965 Esas, 2023/1295 Karar sayılı kararı ile; somut uyuşmazlıkta davacının kadroya geçişi aşamasında işverenle imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacıya asgari ücret veya asgari ücretin belli bir oranı üzerinden ödeme yapılmasına yönelik herhangi bir orana yer verilmediği, buna göre davacının fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarına hak kazanamadığı, dosya kapsamına göre davacının fazla çalışma iddiasını işverenlikçe ibraz edilen puantaj kayıtları ile ispatladığı, davacının nöbet sistemiyle çalıştığı dönemler için fazla çalışma ücretinin günlük 3 saat üzerinden hesaplandığı, bu hesaplamanın yerinde olduğu, ödemelerin dikkate alındığı, davalı Kurum tarafından sunulan işyeri kayıtlarına göre hesap yapıldığından indirim yapılmamasının yerinde olduğu, davacının Ocak 2021 dönemine ilişkin yevmiyesinin bilirkişi tarafından davalının sunduğu ücret ve fark ücret bordrolarına göre tespit edildiği, hesaplamalara dayanak ücret miktarında hata saptanmadığı, ancak Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi hükmünün 31.10.2020 tarihine kadar geçerli olduğu ve davacının talebinin bu sözleşme dışında başka bir toplu iş sözleşmesine dayandırılmadığı dikkate alındığında, fazla çalışma ücreti hesabında 31.10.2020 tarihinden sonrası dönem için 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) hükümlerine göre değerlendirme yapılması ve fazla çalışma ücretinde zamlı saat ücretinin %50 fazlası olarak kabul edilmesi gerekirken buna uyulmadığı, hüküm altına alınan diğer alacak kalemlerinde arabuluculuk son tutanak tarihi ve puantaj kayıtları doğrultusunda yeniden değerlendirme yapıldığı, faiz başlangıcı yönünden temerrüt tarihinin arabuluculuk son tutanak tarihi olduğu, gece zammı alacağına uygulanacak faiz türünün en yüksek işletme kredisi faizini aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi olması gerektiği gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemizin 10.07.2023 tarihli ve 2023/10989 Esas, 2023/11163 Karar sayılı ilâmı ile; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş; davacı temyizi yönünden ise diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, fazla çalışma ücreti hesabında 31.10.2020 tarihinden sonrası için 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirme yapılması ve fazla çalışma ücretinde zamlı saat ücretinin %50 fazlası olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle resen yaptığı hesaplamada; 2021 yılı için hesaplanan fazla çalışma tutarı ile 2021 yılı öncesi için hesaplanan fazla çalışma ücretinin toplamı sonucu 7.529,64 TL fazla çalışma ücretine hükmedilmesi gerekirken 6.260,92 TL'nin hüküm altına alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; alacakların eksik hesaplandığını, pandemi öncesi döneme dair alacak kalemlerinin de hesaplanması gerektiğini, mahsup işleminin hatalı yapıldığını, davacının kadroya geçişi sonrasında fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının mevcut olduğunu, ücretinin işveren tarafından tek taraflı olarak düşürüldüğünü belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının fazla çalışma ücretinin hesap yöntemi hususunda toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 696 sayılı KHK'nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23 üncü madde, 4857 sayılı Kanun'un 41 ve 63 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Davacı Temyizi Yönünden Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.