Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/1638 E. 2024/1524 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1638
Karar No
2024/1524
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/298 E., 2022/2419 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/41 E., 2020/182 K. Taraflar arasındaki miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ortak muris ...'un 18.05.2013 tarihinde öldüğünü, murisin ölümü sonrası dava konusu 8 adet taşınmazın miras yolu ile intikal ettiğini, davalının bu taşınmazlardaki paylarına karşılık kendisine 51.000,00 TL ödendiğini, ancak tapuda miras payını devre yanaşmadığını belirterek, 169, 243, 680, 1024, 1418, 1785, 1787 ve 1789 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı payının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde payına karşılık ödenen 51.000,00 TL bedelin 2013 yılından itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği şekilde taraflar arasında düzenlenen anlaşma olmadığını, davalıya pay devri için ödeme yapılmadığını, söz konusu taşınmazlar üzerindeki davalı tarafın payı kendisine miras yolu ile intikal ettiğinden, davacının hak iddia etmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların taraflara muristen intikal ettiği ve taşınmazlara iştirak halinde malik oldukları, taraflar arasında yazılı olmayan anlaşma yapıldığı, sözleşmenin geçerliliğinin adi yazılı şekle bağlı olduğu, dava konusu sözleşmenin geçerli olmadığı gerekçesiyle davacının tapu iptal ve tescil isteminin reddine, davacının terditli talebi yönünden; dosya kapsamı ile davacının davalıya 51.000,00 TL ödediği sabit olduğundan, kabulü ile 51.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; iştirak halinde mülkiyete tabi miras paylarının mirasçılar arasındaki devirlerinde şekil şartının aranmadığını ve re'sen gerekli hususların dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 1.Yerel mahkemece sözleşmenin geçerli olmadığının kabul edildiğini, ancak çelişkili olacak şekilde davada 51.000,00 TL alacak yönünden kabul kararı verildiğini, 2.Davacının iddialarını destekleyecek şekilde taraflar arasında sözleşme düzenlenmediğini, 3.Müvekkilinin iddia edilen bedeli aldığını kabul etse de, bu paranın davacıdan alacaklı olduğu toplu icar paralarına istinaden alındığını ifade ettiğini, 4.Davacının bedel ödediğine dair somut delilinin bulunmadığını, 5.Tanıklarla müvekkili arasında husumet bulunduğundan beyanlarının dikkate alınmaması gerektiğini belirterek, davanın tümden reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçeleri aynen tekrar ederek verilen kararda isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 677 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Davacı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğundan, davacı vekili tarafından tapu iptali ve tescil isteğinin reddi kararına yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı tarafından temyize konu edilen değer 51.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Açıklanan sebeple davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda V-C-3-1 inci paragrafında açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2. Yukarıda V-C-3-2 nci paragrafında açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin dava yönünden TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Davalının yatırdığı harcın iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1638, K. 2024/1524, T. 13.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-1638-e-2024-1524-k-731f3f88f7ff