Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2012/18542 E. 2012/39209 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/18542
- Karar No
- 2012/39209
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin feshinin geçersiz olduğunu belirterek davalı tarafça yapılan feshin geçersizliği ve yasal hakları ile birlikte işe iadesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının işyerinde birlikte çalışmakta olduğu mesai arkadaşının konutuna ve eşine karşı yapmış olduğu ahlaksız saldırının ortaya çıkması sonucunda iş sözleşmesinin tazminatsız olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacının eyleminin işyerine ve diğer çalışanlara karşı suç teşkil edecek nitelikte bir ... olmadığı, tamamen kişilerin özel yaşamları ile alakalı bulunduğu, eylemin iş yerinde de gerçekleşmediği bu nedenle feshin haksız olduğu, geçerli neden kabul edilmesi halinde ise davacının savunması dahi alınmadan feshedildiğinden yasal prosedüre uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekilleri temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasında fesih hususu çekişme konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez (Yargıtay 9. HD. 1.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K). Somut olayda, davacının, 13.11.2010 tarihinde iş arkadaşının ikametine gittiği, arkadaşının eşinin davacıyı misafır olarak içeriye aldığı, bu sırada arkadaşının ablasının kapıyı çaldığı, kapının açılmadığı, ablasının haber vermesi üzerine arkadaşının gelerek kapıyı anahtar ile açtığı, bu esnada davacının balkona saklandığı, kadının ise kilerde saklandığı, davacının balkonda saklandığını gören iş arkadaşı ile aralarında arbede yaşandığı ve neticesinde iş arkadaşının şikayet etmesi üzerine olayın Savcılığa intikal ettiği ve yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme ve taksirle mala zarar verme suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı gerek soruşturma aşamasında, gerekse de yargılama sırasındaki beyanlarında yukarıda belirtilen olayı kabul etmektedir. Yine soruşturma dosyasından iş arkadaşı ile eşinin yukarıdaki olaydan yaklaşık 1 yıl kadar önce davacı nedeniyle aralarında tartışma yaşandığı ve boşanmanın eşiğinden döndükleri, o günden sonra davacı ile iş arkadaşının ailece görüşmeleri kestikleri, müşteki, eşi ve şüpheli olan davacının beyanlarından anlaşılmaktadır. Karşılıklı güvene dayanan ve işçiye sadakat borcu yükleyen iş ilişkisinde davacının üzerine atılı eylemin, işyerinde çalışma huzurunu ve barışını bozacak nitelikte olduğu, güven ilişkisini zedeleyici boyutlara ulaştığı, iş sözleşmesinin devamının işveren yönünden çekilmez hale getirdiği ve eylemi nedeniyle işverence yapılan feshin geçerli nedene dayandığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalıdır. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1200 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.