Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2012/21329 E. 2012/39210 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/21329
Karar No
2012/39210
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı ve davalılardan ... Özel Güv. Kor. Eğt. Ltd. Şti. Avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin geçersiz nedenle feshedildiğini, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, alt işverene işe iadesine, mali sonuçlardan ise müştereken ve müteselsilen davalıların sorumluğuna karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı ... Metro AŞ vekili, husumet itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... şirketi vekili, davacının işyerinin disiplinini, işleyişini ve huzurunu bozan davranışları sebebiyle pek çok kez uyarıldığını, hal ve tavırlarını düzeltmemesi sonucu iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu kabul edilerek asıl işveren yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, alt işveren yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı ve davalı alt işveren vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı alt işveren vekilinin tüm, davacının ise aşağıdaki bent dışındaki temyiz nedenleri yerinde değildir. 2- 4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir. Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. (Dairemizin 09.06.2008 gün ve 2007/40942 Esas, 2008/14420 Karar sayılı ilamı). Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında asıl – alt işveren ilişkisi olduğu hususu çekişmesizdir. Davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının alt işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olacağı kuralı dikkate alınmadan ve işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden birlikte sorumlu olduğu gözden kaçırılarak, asıl işveren yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davalı alt işveren tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı davalı alt işveren ... Özel Güvenlik Koruma ve ... Ltd. Şti.'nin işyerine İŞE İADESİNE, 3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı alt işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın her iki davalının birlikte sorumlu olmak kaydı ile miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4.Davacı işçinin işe iadesi için davalı alt işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6.Davacının yaptığı 63.40 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1200 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacı vekiline iadesine, Kesin olarak 26.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/21329, K. 2012/39210, T. 26.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2012-21329-e-2012-39210-k-56e83d00e4f8