Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2026/2978 E. 2026/6482 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2978
- Karar No
- 2026/6482
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/200 E., 2026/446 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, özel hayatın gizliliğini ihlal, yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararına direnme hakkı bulunmayan İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükümlere ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının kesin nitelikte olmadığı anlaşıldığından 23.02.2026 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kırıkhan 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma, özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından verilen hükümler yönünden istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hüküm yönünden aynı Kanun'un 280/1-a ve 303. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, sanık müdafiinin yağma, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen kararlara ilişkin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," ve aynı Kanun'un 280/1-f maddesinde "Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," karar verilebileceği belirtilmiş olup; aynı Kanun'un 280/1-g maddesinde ise "Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra (…) davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, karar verir" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan düzenlemeler ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı nazara alındığında; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf talepleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisinin bulunmaması nedeniyle vermiş olduğu bozma kararının hukuka aykırı ve yukarıda belirtilen istisnalar dışında bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararının da hukuki değerden yoksun olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararına uyarak vermiş olduğu kararına yönelik esastan ret ve düzeltilerek esastan ret kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Başkaca yönleri değerlendirilmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma suçlarından verilen hükümler yönünden Sayın Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla diğer hükümler yönünden oy birliğiyle BOZULMASINA,
Tutukluluk şartlarında bir değişiklik olmadığından tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ( 5271 Sayılı Kanun) 286. maddesinin 1. fıkrası bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerinin kural olarak temyiz edilebileceğini düzenlemekle beraber, maddenin 2. fıkrasında bu ana kuralın istisnalarına yer vermiştir. Buna göre incelenen dosya özelinde, anılan maddenin 2. fıkrasının b bendi hükmüne göre ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı, maddenin 3. fıkrasında sınırlı olarak sayılan suçlardan verilen hükümler hariç olmak üzere, temyiz kanun yoluna başvurulamaz ve bu kararlar kesin niteliktedir. Bu açıklamalar ışığında, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin temyize konu 12.02.2026 gün ve 2026/200 E. 2026/446 K. sayılı kararının, Kırıkhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2025 gün ve 2025/194 E. 2025/502 K. sayılı kararıyla sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 109/2, 5, 62, 53. maddeleri uygulanmak suretiyle verilen 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik istinaf istemlerinin CMK 280/1-d maddesi uyarınca hapis cezasının 2 yıl 6 ay olarak düzeltilerek esastan reddine dair kararının; yağma suçundan TCK'nın 148/1, 168/3, 62, 53. maddeleri uygulanmak suretiyle verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararının Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yukarıda belirtilen 286. maddesinin 2.f ıkrasının b bendi gereğince temyiz edilemez kararlardan olduğu, bu nedenle bu karara yönelik temyiz istemlerinin reddine ilişkin 23.02.2026 tarihli ek kararın onanması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.