Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2026/146 E. 2026/6470 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2026/146
Karar No
2026/6470
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/299 E., 2025/248 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuklar hakkında farklı zamanlarda birden fazla kez mağdurenin arkasından sürtünmek suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocukların atılı suçtan beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuk savunmalarının çelişkili olduğuna, bu savunmalarının hükme esas alınarak haklarında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Kovuşturma evresinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin velayet hakkına sahip babasının suça sürüklenen çocuklardan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmakla yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Sayın Başkan Vekili ... ve Sayın Üye ...'nın karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Van 3. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında, mağdure ...'a karşı cinsel istismar suçlarından cezalandırılmaları gerektiği düşüncesiyle beraat hükümlerinin bozulması görüşünde olduğumuzdan suça sürüklenen çocukların beraatlerine dair sayın çoğunluk tarafından verilen onama kararına katılmıyoruz. Şöyle ki; Mağdurenin, aile içi şiddet görmesi sebebiyle 08.06.2017 tarihinde sevgi evleri çocuk yuvası ve kız yetiştirme yurdu görevlileri tarafından düzenlenen "vaka tartışma ve değerlendirme süreç raporu"na göre, mağdurenin annesi ve babasının ayrılması sebebiyle, babasının yeniden evlendiği üvey annesi tarafından şiddet görmesi nedeniyle öğrenim gördüğü okuldaki öğretmen ve müdürünün ihbarı üzerine, bakım tedbiri kapsamında sevgi evleri çocuk yuvası ve kız yetiştirme yurduna yerleştirildiği, burada bakım yurdunda kaldığı sırada belden aşağı kısmının çıplak şekilde uyuduğu, bunun yanlış olduğu kendisine aktarılarak yapılan bireysel görüşmelerde, evdeyken amcası tarafından cinsel istismara maruz kaldığını belirtmiş, bundan başkada halasının oğlu olan ve evlerinin önündeki bakkalcı tarafından da aynı duruma maruz kaldığının mağdure tarafından belirtilmesi üzerine, mağdurenin amcası olan ..., halasının oğlu olan ... ve evlerinin önündeki bakkal dükkanı işleten kişinin oğlu olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında soruşturma başlatılmıştır. Mağdurenin amcası olan sanık ... hakkında, mağdure ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiş, bu karar Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından, eylemin çocuğun basit cinsel istismarı suçu olduğu değerlendirilerek mahkumiyetine karar verilmiş, bu dosyanın Dairemiz tarafından yapılan incelenmesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının onanması görüşünde olduğumdan, tarafımdan düzenlenen karşı oyla ve oy çokluğuyla sanığın beraatine karar verilmiştir. Bozma üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından 15.06.2023 tarih, 2023/850 Esas ve 2023/936 Karar nolu ilamıyla önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından incelenen bu direnme kararı 27.11.2024 tarih, 2024/9-432 Esas ve 2024/373 Karar nolu ilamıyla tebligat eksikliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Mağdurenin suça sürüklenen çocuklarla ilgili, dosya içerisinde bulunan vaka tartışma ve değerlendirme süreç raporunda belirttiği hususlar gibi, zaman zaman evlerinin önündeki bakkala gittiğini, burada bakkal sahibi ... (Suça sürüklenen çocuk ...'i kastediyor.) ismindeki şahsın üstü giyinik bir şekilde arkasından poposuna sürtündüğünü, bazen kucağına oturttuğunu, bazende kucağına alarak yukarıda olan eşyalara elinin uzanmadığını belirterek yukarıya kaldırdığını, kendisini bu şekilde yukarı kaldırırken de yine arkadan sürtündüğünü, bakkalın içinde bir perde olduğunu, bu eylemleri gerçekleştirdiği sırada kapının kapalı olduğunu, bu durumdan rahatsız olduğunu ancak kimselere söyleyemediğini ve korktuğunu beyan etmiştir. Mağdurenin ninesi ve dedesinin evlerine yakın bir yere taşınmalarından sonra bu eve gittiğini, burada ninesi ve dedesinin evde olmadığı zamanlarda halasının oğlu olan ...'ün, kendisinin ve ...'ün de üstü giyinik bir şekilde arkasından sürtündüğünü, kıyafetlerini çıkarmaya çalışsa da engel olduğunu, ...'ün bu şekildeki eylemlerinin 3-4 kez her ikisininde üstü giyinik bir vaziyette olduğunu, evde kimse olmadığı için bu olayları kimsenin görmediğini, ...'ün bu olayı kimseye söylememesi konusunda kendisini tehdit ettiğini, "birilerine anlatırsan seni öldürürüm" dediğini, bu olayları korktuğu için kimseye anlatamadığını beyan etmiştir. Mağdurenin Mahkemedeki beyanının alınması sırasında beyanda bulunmak istemediği, tüm salon boşaltıldıktan sonra mağdure beyanda bulunup "olayların doğru olduğunu, her iki suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin de en son 2015 yılında gerçekleştiğini" beyan etmiştir. Mağdurenin beyanlarının alınması sırasında dinlenen uzman çalıştırıcı sosyoloğun beyanına göre, kendisiyle duruşmadan önce de görüştüğünü, ifadesi sırasında da yanında bulunduğunu, gelişiminin, gelişim kuramlarına uygun olduğunu, ifadesi alınırken tedirgin ve utangaç tavırlar sergilediğini ve dolayısıyla travma geçirmiş olduğunu düşündüğünü beyan etmiştir. Mağdurenin babası ..., şikayetçi olmadığını, yurda yerleştikten sonra mağdureyi almak istediklerinde eve dönmek istemediğini, mağdurenin yalan söyleme alışkanlığının bulunduğunu beyan etmiştir. Suça sürüklenen çocuk ... savunmasında, kendisinin bakkalda bulunduğu sırada mağdurenin birkaç kez alışveriş yapmaya geldiğini, suçlamayı kabul etmediğini, bir keresinde kendisinin dükkanda yalnızken mağdurenin dükkana geldiğini, o sırada eşyaları düzeltmekte olduğunu, mağdurenin kendisine yardım etmesini istediğini, kendisinin mağdureyi yukarı kaldırdığını, onun raftan bişey aldığını ve hemen indirdiğini, bu sırada sadece mağdurenin ellerinden tuttuğunu, başka bir yere dokunmadığını, mağdurenin neden bu şekilde ifade verdiğini bilmediğini savunmuştur. Suça sürüklenen çocuk ... savunmasında, mağdurenin dayısının çocuğu olduğunu, mağdurenin dedesine gittiğinde kendisinin bu evde bulunmadığını, bir kez karşılaştıklarını, o sırada evin kalabalık olduğunu ve akrabalarının olduğunu, ona yönelik hiç bir cinsel tutum ve davranışının bulunmadığını savunmuştur. Olayın intikal şekli, mağdurenin yurtta kaldığı sırada alt tarafı çıplak yatması nedeniyle yurttaki görevlilerinin bunu fark edip kendisinden sorulması üzerine, diğer dosya sanığı amcası ... ve bu dosyada suça sürüklenen çocuklar olan ... ve ... hakkındaki olayları mağdure anlatmıştır. Bu şekliyle intikal doğaldır. Mağdurenin bu aşamaya kadar suça sürüklenen çocukların ve diğer dosya sanığı amcası ...'in yine mağdure beyanına göre, kendisini tehdit ettiklerini belirttiğinden kimseye anlatmamış, ilk olayın ortaya çıkış şekli, dosya içerisindeki "vaka tartışma ve değerlendirme süreç raporu"na göre, kurum müdürü, kurum müdür yardımcısı, sosyal çalışmacılar ve sosyoloğun beyanlarına göre tutulan bu tutanağa göre olup bu şekilde intikal doğaldır. Mağdure aşamalarda hem diğer dosya sanığı amcası ... hakkında, hem de bu dosyadaki suça sürüklenen çocuklar hakkında istikrarlı bir şekilde beyanlarda bulunmuştur. Beyanlarından dönmediği gibi beyanlarında çelişki de yoktur. Suça sürüklenen çocuklar hakkında, bozma öncesi Van 3. Ağır Ceza Mahkemesince oy birliğiyle mahkumiyet kararı verilmiştir. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından verilen bu mahkumiyet ilamı oy birliğiyle esastan reddedilmiş, katılan kurum vekilinin ve suça sürüklenen çocukların müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen tebliğnamede mahkumiyet ilamlarının onanmasına yönelik olmuştur. İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma öncesi suça sürüklenen çocukların savunmaları değerlendirilmiş, suça sürüklenen çocukların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik mesnetsiz savunmalar olduğu ve itibar edilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Mağdurenin beyanlarının da tüm aşamalarda tutarlı ve istikrarlı olduğu, çelişki bulunmadığı, gerek suça sürüklenen çocuk ... gerekse suça sürüklenen çocuk ...'ın mağdurenin kendilerine suç atma kosnusunda bir husumet belirtmedikleri gibi mağdurenin böyle bir isnatta bulunmasının da dosya kapsamıyla örtüşmediğinden, savunmalarına itibar edilmeyerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Dosya kapsamı, mağdure beyanlarının aşamalarda istikrarlı olup değişiklik göstermemesi ve tutarlı olması, olayın intikal şekli, olaya ilişkin "vaka tartışma ve değerlendirme süreç raporu", dava sırasında dinlenen mağdurun beyanı alınmasından sonra düzenlenen sosyoloğun beyanı, suça sürüklenen çocukların aşamalardaki savunmalarına yüz yüze yargılama yapan Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından itibar edilmeyip, bu savunmaların suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar olduğu için itibar edilmemesi, mağdurenin suça sürüklenen çocukların kendine yönelik hareketlerini kimseye anlatmaması ve yurtta kaldığı sırada alt tarafı çıplak olarak uyurken görevlilerin bunu tespiti üzerine olayın ortaya çıkış şekli birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocukların mağdure ...'a yönelik eylemlerinin sabit olduğu ve cezalandırılmaları gerektiği görüşü ile, bu yönde sayın çoğunluğun suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen beraat hükümlerinin onanması yönündeki kararına muhalifiz.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2026/146, K. 2026/6470, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2026-146-e-2026-6470-k-d91273b8cca3