Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9317 E. 2026/5595 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9317
Karar No
2026/5595
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3826 E., 2021/3106 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin, CMK'nın 141/1-a,c,d,e,i,j bentleri nedeniyle 300.000,00 TL maddi tazminatın ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 23.750,47 TL maddi tazminatın 24.08.2016 tarihinden ve 30.000,00 TL manevi tazminatın 17.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminat miktarının 23.484,14 TL ve manevi tazminat miktarının 39.000,00 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; eksik maddi ve manevi tazminata hükmedildiğine, gözaltı, el koyma, arama işlemlerinin kanuna aykırı olarak yapıldığına ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, kısmen reddedilen davada hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/262 Esas- 2018/24 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 19.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 22.01.2018 tarihinde tahliye edildiği, 17..07.2016-22.01.2018 tarihleri arasında 554 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 30.01.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya 21.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi ve manevi tazminat miktarlarının değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Davacının talepleri hakkında ilgili delillerin toplanarak gerekçeli kararda CMK'nın 141/1-a,c,d,i,j bentlerinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığına ilişkin her bir talep yönünden gerekçelendirme yapılmadan eksik değerlendirme ve gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-3713 sayılı Terör Mücadele Kanununa 25.7.2018 tarihinde eklenen tarihli Ek 4. maddedeki "26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar ile (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanların silah ruhsatları iptal edilir, (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.)Müsadere hükümleri saklıdır. Birinci fıkrada belirtilen sebeplerin ortadan kalkması hâlinde, mülkiyeti kamuya geçirilen silahlar sahibine iade edilir. İadesinin mümkün olmaması hâlinde rayiç değeri tespit edilerek sahibine ödenir." şeklindedir.

5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi şu şekildedir; "Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." Beraat eden davacının dava dilekçesiyle ruhsatlı silahlarına hukuka aykırı olarak el konulduğu ve kendisine iade edilmediğinden bahisle tazminat talebinde bulunduğu da dikkate alınarak, davacının tazminat davasına konu silahlarına dair yürütülen soruşturma kapsamında el koyma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılarak el koyma işlemi yapıldığının tespiti halinde bu işlemlere ilişkin kararlar temin edilerek, davacının el konulan silahlarının iade edilip edilmediği veya davacıya silah bedellerine ilişkin idarece herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendindeki şartların oluşup oluşmadığı karar yerinde tartışılmak suretiyle sonucuna göre silahların el koyma anındaki rayiç bedelinin bilirkişi marifetiyle tespiti ile faiz başlangıç tarihinin de el koyma tarihi olarak belirlenmesi suretiyle maddi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,

3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca maddesi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9317, K. 2026/5595, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-9317-e-2026-5595-k-89c1a9e8a99d