Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2025/9387 E. 2026/2615 K. – Nitelikli Cinsel

Konu: Nitelikli Cinsel Saldırı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2025/9387
Karar No
2026/2615
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Cinsel Saldırı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/767 E., 2025/1006 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, Bölge Adliye Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, katılanın beyanlarının çelişkili, gerçek dışı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, katılanın şikayet süresi ile katılan ve sanık arasındaki ilişki geçmişinin dikkate alınmadığına, katılanın beyanlarının teknik delillerle çeliştiğine, sanık lehine olan delillerin dikkate alınmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, ikinci kez mükerrirlik şartlarının oluşmadığına, sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte lehe hükümlerin uygulanmasına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak, sanığın üst hadden ve indirim hükümleri uygulanmadan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE Dairemizin 12.03.2025 tarihli ve 2024/8151 Esas, 2025/2035 Karar sayılı ilâmıyla "İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; İlk Derece Mahkemesince sanığın garajda araç içerisinde darp ve tehdit edip, silah kullanmak suretiyle vajinal ve oral yoldan nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu katılanı bu eylemlerini tamamladıktan sonra evine çıkartıp banyoya soktuğu, ardından evde katılanla yeniden ilişkiye girmek istediğini söyleyerek oral yoldan nitelikli cinsel saldırı eyleminde bulunmak suretiyle eylemlerini tamamladığının kabul edilmesi ve bu kabulün Bölge Adliye Mahkemesince de değiştirilmediğinin belirtilmesi karşısında, oluşa uygun kabule göre sanığın eylemleri arasındaki zaman aralığı ve mekan farklılığı, aradan geçen sürede araç içerisindeki eylemlerini tamamlayan sanığın evde tekrar katılana yönelik nitelikli cinsel saldırı eyleminde bulunduğu, bu itibarla aynı gün içerisinde olsa dahi bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı yerlerde ve değişik zaman dilimlerinde aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla kez işlenmesi suretiyle zincirleme şekilde nitelikli cinsel saldırı suçunun işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi kararındaki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43.maddesinin tatbikine dair kısmın karardan çıkartılmak suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur." şeklindeki gerekçeye istinaden hükmün bozulduğu ve Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2025 günlü celsesinde bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma gereği yerine getirilmeyerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi uygulanmaksızın yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ... ve Üye ...'nın karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Tutukluluk şartlarında bir değişiklik olmadığından tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY Sanığın katılana yönelik araç içerisinde ve ardından evde gerçekleştirdiği nitelikli cinsel saldırı eylemleri arasındaki zaman aralığı, katılanın sanığın hakimiyet alanından çıkmamış olması ve sanığın suç işleme kastının devam ettiği ve kastın yenilenmemesinden dolayı zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması ile temel cezanın teşdit uygulanarak hüküm kurulması nedeniyle, usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan dolayı sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne iştirak etmemekteyiz.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2025/9387, K. 2026/2615, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2025-9387-e-2026-2615-k-1997499a70e4