Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2025/9082 E. 2026/2399 K. – Çocuğun Cinsel

Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2025/9082
Karar No
2026/2399
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2558 E., 2025/1798 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.

Her ne kadar Tebliğnamede müstehcenlik suçundan ret görüşü bildirilmiş ise de bu suçtan verilen kararın taraflarca temyiz edilmediği anlaşılmıştır.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın katılan mağdurenin dudağından öptüğü ve özel bölgelerini okşadığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle, katılan annenin ilgisiz olduğuna ve sanığa husumet beslediğine, katılan mağdurenin çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığına, sanığın dijital mataryellerinde suç unsuru elde edilmediğine, tanık ...’nın savunmayı doğruladığına, sanığın geçmiş sabıkası nedeniyle ön yargılı davranıldığına, zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılmasının ve takdiri indirim yapılmamasının hatalı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan üst sınırdan cezalandırılması ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

3. İlk Derece Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin 08.05.2022 tarihi öncesi olması gerekirken 08.05.2022 olarak yazılması, hakkında katılma kararı verilen mağdurenin katılan mağdure sıfatıyla yazılmaması ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç yeri, suç tarihi ve tutuklama bilgilerinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olarak kabul edilmiştir.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2025/9082, K. 2026/2399, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2025-9082-e-2026-2399-k-cee4b17cf832