Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2025/8925 E. 2026/2405 K. – Cinsel Saldırı
Konu: Cinsel Saldırı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8925
- Karar No
- 2026/2405
- Karar Tarihi
- Konu
- Cinsel Saldırı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1308 E., 2025/1504 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın gece vakti katılanın ikametine izinsiz surette girerek uyumakta olan katılanın vücuduna dokunup alt kıyafetini çıkarmaya çalıştığı sırada katılanın uyanması ile anılan mahalden ayrıldığının kabulü ile değişen suç vasfına göre cinsel saldırı suçunda mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, katılanın teşhis işlemi sırasında çelişkili beyanlarda bulunduğuna, sanığın olay günü suç mahallinde bulunduğuna dair görüntü kaydının bulunduğuna dair kabulün gerçeğe aykırılık teşkil ettiğine, olay yerinde izi bulunduğu kabul olunan terliğin duruşmaya getirelerek huzurda incelenmesinin gerektiğine, şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile verilen hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda sanık hakkında şartları bulunduğu halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 58/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi Dairemizce düzeltilmesi mümkün hukuka aykırılık olarak bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 08.09.2025 tarihli ve 2025/1308 Esas, 2025/1504 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının (A) bendinin altıncı fıkrasından sonra gelmek üzere "7-) Sanığın adli sicil kaydında bulunan Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2013 tarihli ve 2013/107 Esas, 2013/180 karar sayılı ilamına konu olup 29.02.2016 tarihinde kesinleşen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının tekerrüre esas olduğu belirlendiğinden hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2026 tarihinde karar verildi.