Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2026/66 E. 2026/2402 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/66
- Karar No
- 2026/2402
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/379 E., 2025/428 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın yardım etme bahanesi ile katılan mağdureyi metruk bir binaya götürdükten sonra sarf ettiği "seni öldürürüm" şeklinde sözlerle tehdit ederek parmaklarını katılan mağdurenin ön cinsel bölgesine soktuğunun kabulü ile atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, vekil ile temsil olunan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle, sanığın samimi ve çelişkisiz savunmaları, katılan mağdure ve katılan ...’nın aşamalardaki çelişkili anlatımları, katılan mağdureden alınan sürüntü örneklerinde sanığa ait DNA profiline rastlanılmaması, husumetin varlığı gözetilmeden keşif icra edilmesi talebinin de reddi ile eksik inceleme ve hatalı delil değerlendirmesi ile kurulan hükümlerin hukuka aykırı olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılması ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın geçirdiği trafik kazası sonucu yaşadığı akıl tutulması şikayeti karşısında akıl sağlığı hususunda rapor alınması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2-2.cümlesi gereğince belirlenen 19 yıl hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 103/4. maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılması neticesinde sonuç cezanın 28... ay yerine 27... ay hapis cezası olarak belirlenmesi hukuka aykırı görülmüş ise de katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücreti ile sınırlı temyizi dışında başkaca aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekili, sanık ile müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2026 tarihinde karar verildi.