Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2025/6310 E. 2025/8007 K.

Konu: Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6310
Karar No
2025/8007
Karar Tarihi
Konu
Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/448 E., 2025/483 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, ... 10. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurenin beyanlarının hakikate aykırı ve sanığın tutukluluk halinin devam etmesini ve ceza almasını sağlamak amacıyla verilen ifadeler olduğuna, sanığı suçlayan videonun çekim tarihinin 13 Ağustos 2024 olduğuna, mağdurenin gönderdiği ekran fotoğrafının da yerel mahkemeye sunulduğuna, videodaki kişinin kim olduğunun açık ve net bir şekilde belli olmadığına, tek görüntünün sanık olduğuna, diğer kişi mağdure ise güldüğü ve sanığın istek üzerine bir harekette bulunduğunun aşikar olduğuna, iddianamede belirtilen suç tarihi ve ifade tutanaklarındaki suç tarihleri ile video tarihinin farklı olduğuna, aşamalarda sanığın lehine olacak delil taleplerinin dikkate alınmadığına, sanığın SEGBİS ile dinlenmiş olması nedeniyle sanık beyanlarının sağlıklı şekilde alınmamasına neden olunduğuna, görüntü kaydının hukuka uygun elde edilmiş delil olmaması nedeniyle hükme esas alınmaması gerektiğine, kesin ve somut delil bulunmadığına, yargılamada ispat yükünün yer değiştirdiğine, suç tarihi ve şikayet tarihi arasında inandırıcılığı ortadan kaldıracak kadar zaman bulunduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık lehine hükümler ve indirim uygulanmadığına, eksik tanık dinlendiğine ve delillerine itibar edilmediğine, mağdure ve ailesinin delilleri kararttığına, Mahkemenin tevsii tahkikat yaptığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın cinsel istismar suçunu işlediğinin sabit olduğuna, üst sınırdan ceza verilmesi gerekirken az ceza verildiğine, lehlerine vekalet ücreti hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğuna ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1. 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 03.12.2024 tarihli iddianame ile sanığın mağdureye karşı tek bir eylemde yeterli delil bulunduğundan bahisle kamu davası açıldığı göztilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, 2. Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, herhangi bir adli sicil kaydı ile zabıtlara yansıyan olumsuz kişiliği bulunmayan sanık hakkında soyut ve yetersiz gerekçelerle takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması, karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Tutukluluk şartlarında bir değişiklik olmadığından tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 10. Asliye Ceza Mahkemesince, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2025/6310, K. 2025/8007, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2025-6310-e-2025-8007-k-29829d0ff553