Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2022/14345 E. 2026/2130 K.
Konu: Nitelikli Cinsel Saldırı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14345
- Karar No
- 2026/2130
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Cinsel Saldırı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1541 E., 2021/1320 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın üzerine atılı suçun dosyada bulunan delillere göre sabit olduğuna, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi gerekli gördüğünde davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verir. Davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılması demek tüm işlemlerin tekrarlanması anlamına gelir. Duruşma açılması sadece şekli bir işlem olarak görülemediği, Mahkeme özellikle delillerle temas edecek ve yüzyüzelik yani doğrudanlık ilkesini karşılamasının gerektiği, aksi takdirde duruşma açılmasının hiçbir anlamının olmadığı açıktır. 5271 sayılı Kanun'un 281/2. maddesi Bölge Adliye Mahkemesinin gerekli gördüğü tanıkları bilirkişiyi dinleyeceğini ve keşif yapacağını hükme bağlamıştır. Yani davanın sübutuna etki edecek tanık ve bilirkişiler mutlaka dinlenecektir ve gerekliyse keşif yapılacaktır. 5271 sayılı Kanun'un 282/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açtığında duruşmayı Ceza Muhakemesi Kanun'undaki düzenlemelere göre yapacaktır. Yani ilk derece mahkemesi ne şekilde duruşma yapıyorsa Bölge Adliye Mahkemesi de aynı şekilde duruşma yapmak zorundadır. Sadece 5271 sayılı Kanun'un 282/1-e maddesi gereğince dinlenmesine gerek olmadığını düşündüğü tanıkları ve bilirkişiyi dinlemeyecek ama gerekli olanları mutlaka dinleyecektir. Yine 5271 sayılı Kanun'un 282/1-f maddesi gereğince sanık, müdafii, katılan ve vekiline davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemeleri halinde dava yokluklarında bitirilebilecektir. Ancak burada bahsedilen katılan davanın tek tanığı niteliğinde olmayan taraftır. Olayın tek tanığı konumunda bulunan katılan ise aynı zamanda tanık statüsündedir. Tanıkların dinlenmesi usulünce dinlenmesi gerekir. Bu nedenle katılan hakkında yukarıda belirtilen düzenleme tanık durumundaki katılan hakkında uygulanamaz. Katılan eğer tanık konumunda ise mutlaka getirtilerek dinlenmesi gerekir. Yukarıda da belirtildiği gibi Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda bahsedilen istisnalar hariç Ceza Muhakemesi Kanun'undaki hükümlere göre duruşma yapmak zorundadır. 5271 sayılı Kanun'un 210/1. maddesine göre olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaret ise bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın ya da yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçmez. Bu düzenlemeye göre olayın tek tanığı durumunda bulunan katılanın mutlaka mahkemece getirtilerek dinlenmesi gerekir. Somut olayda olayın tek tanığı durumunda bulunan katılan ilk derece mahkemesi tarafından dinlenmiş ve sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. İstinaf duruşma açmış, tek tanık durumunda bulunan katılanı dinlemeden beraat hükmü kurmuştur. Oysa 5271 sayılı Kanun'un 236/2. maddesinde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller bulunması halinde mağdurun mutlaka dinlenmesi gerektiğine amirdir. Eğer mahkumiyet hükmü beraat hükmüne dönüyorsa ve elde sadece mağdur beyanı varsa başkaca delil bulunmuyorsa bu beyanın bizzat Bölge Adliye Mahkemesi tarafından alınması zorunludur.Yukarıda bahsedilen açıklamalar nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince katılanın duruşmaya getirilerek iddiaya konu eylemlerle ilgili detaylı beyanlarının alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken katılanın dinlenilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında ... sicil numaralı katibin ıslak imzası ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinde yapılan kontrole göre elektronik imzasının bulunmaması, Hukuka aykırı olarak bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.