Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/9285 E. 2023/7416 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9285
- Karar No
- 2023/7416
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/70 E., 2015/273 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2015/70 Esas, 2015/273 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 31 inci, 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci, üçüncü, beşinci fıkraları, 43 ücü, 31 inci, 62 nci, 51 inci maddeleriuyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizi; suça sürüklenen çocuğun yaş konusunda hataya düştüğüne, mağdurenin şikayetçi olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; ''Suça sürüklenen çocuk ... ile mağdur ...'ın 2014 Mayıs ayı içerisinde tanıştıkları, bilahare arkadaş oldukları, olay günü 09.06.2014 tarihinde suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin birlikte suça sürüklenen çocuğun Dikmen'deki evine gittikleri, burada mağdurenin rızasıyla suça sürüklenen çocuğun mağdurenin önden organ sokmak suretiyle mağdureye cinsel istismarda bulunduğu, bu olaydan yaklaşık 1 hafta sonra yine suça sürüklenen çocuğun evinde aynı şekilde organ sokmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun mağdureye cinsel istismarda bulunduğu, bu olay nedeniyle mağdurenin alınan Adli Tıp raporuna göre ruh sağlığını bozacak derecede olan depresif uyum bozukluğu denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği ancak bu tablonun iddia edildiği gibi cinsel istismara bağlı ortaya çıkabileceği gibi yaş farkı fazla olmayan mağdur ve sanık arasında hile, şiddet veya zorlama olmaksızın yaşadığı cinsel eylemlere bağlı oluşabileceği gibi olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle ortaya çıkabileceğinin bildirildiği, bu durumda suça sürüklenen çocuğun eylemi nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun tespit edilemediği, ruh sağlığının bozulmasının nedenlerinin birden fazla olduğu, bu durum suça sürüklenen çocuğun lehine mahkememizce kabul edildiği, böylece suça sürüklenen çocuğun 15 yaşından küçük mağdureyi farklı zamanlarda birden fazla cinsel istismarda bulunduğu ve mağdureye yönelik cinsel istismar eylemlerinin suça sürüklenen çocuğun evinde gerçekleşmesi nedeniyle cinsel amaçla hürriyetinden yoksun bıraktığı, dosyadaki bilgi, belge, suça sürüklenen çocuğun samimi ikrarı, mağdurenin samimi beyanı, Adli Tıp raporu, mağdurenin genital bölgesinin duhule müsait olduğuna dair Adli Tıp raporu, mağdurenin hastanede doğduğuna dair doğum tutanağı, suça sürüklenen çocuğa ait sosyal inceleme raporu, suça sürüklenen çocuğa ait nüfus ve sabıkasızlık kaydı ile sabit olduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun 09.06.2014 tarihinde ve bu tarihten bir hafta sonra vücuda organ sokmak suretiyle 15 yaşından küçük mağdureye karşı nitelikli cinsel istismar suçundan ve suç tarihlerinde 15 yaşından küçük mağdureyi cinsel amaçla hürriyetinden zincirleme şekilde yoksun kılma suçundan aşağıdaki şekilde cezalandırılması yönünde hüküm kurulması karar verilmiştir. Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve daha sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanundaki düzenlemeler kıyaslandığında suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nun 103/2 maddesinin suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nun 103/2 maddesine göre suça sürüklenen çocuk lehine olduğu kabul edilmiştir. Çünkü 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nun 103/2. maddesi gereğince uygulama yapıldığı takdirde suça sürüklenen çocuk hakkında 16 yıl hapis cezasına hükmedilecektir. TCK'nun 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılarak 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılacağı, TCK'nun 31/3 maddesine göre cezasından 1/3 oranında indirim yapıldığında ceza 13 yıl 4 ay hapis cezası olacağı, TCK'nun 31/3-son maddesi gereğince cezanın 12 yıldan fazla olamayacağından 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nun 62/1 maddesi gereğince cezadan 1/6 oranında indirim yapıldığında suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenecek sonuç ceza 10 yıl hapis cezası olacaktır. Oysa suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nun 103/2, 43/1, 31/3, 62/1 maddelerine göre uygulama yapılarak belirlenen sonuç ceza 5 yıl 6 ay 20 gün hapis olduğundan suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nun 103/2 maddesinin lehe olduğu kabul edilmiştir. Suça sürüklenen çocuğun sabıkasız oluşu, daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezası mahkumiyetinin bulunmaması, yargılama sürecinde tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememize kanaat gelmesi nedeniyle 15 yaşından küçük mağdureyi cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hapis cezasının ertelenmesi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' şeklindeki gerekçe ile karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın aşamalarda kısa süre önce tanıştığı mağdurenin yaşını on beşten büyük olarak bildiğine dair istikrarlı savunmaları, mağdure beyanları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2015/70 Esas, 2015/273 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.