Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/8799 E. 2024/3001 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8799
Karar No
2024/3001
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2015/34 E., 2015/237 K. SUÇLAR: Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan vekili, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi, 109 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve beşinci fıkrası, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, ikinci fıkrasının (a) bendi, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2015 tarihli ve 2015/34 Esas, 2015/237 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Cinsel saldırı suçundan, kasten yaralama suçu cinsel saldırı suçunun unsuru olarak kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın atılı suçları işlemediğine, mağdurenin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, telefon sinyallerinden mağdurenin olay yerinde olmadığının belli olduğuna, şüpheden sanığın yararlanacağına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve temyiz ettiklerine ilişkindir. C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Mağdurenin aşamalardaki beyanları ve dosyaya yansıyan tüm delilllerin değerlendirilmesi sonucu sanığın mağdureye yönelik cinsel içerik taşıyan fiilinin organ sokmaya teşebbüs şeklinde değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Tehdit Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden 1. Sanığın kabul edilen yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 01.07.2015 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. C. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden Olayın intikal şekli ve süresi, katılanın aşamalarda birbiriyle çelişen beyanları, olay yerinde herhangi bir suç ya da suç unsuruna rastlanılmaması, Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğü raporunda katılanın bakire olduğunun belirtilmesi, katılana ait tişörtte yapılan araştırmada sperm hücresi görülememesi ve mukayeseye uygun DNA profili elde edilememesi, tanık beyanı, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın katılana karşı atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yeter, her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı anlaşıldığından sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olmakla Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2015 tarihli ve 2015/34 Esas, 2015/237 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Tehdit Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2015 tarihli ve 2015/34 Esas, 2015/237 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2015 tarihli ve 2015/34 Esas, 2015/237 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'ın karşı oyu ve oy çocukluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Cinsel Saldırı suçundan Dairemiz Sayın heyetinin çoğunluk görüşünde “Olayın intikal şekli ve süresi, mağdurenin aşamalardaki birbiriyle çelişen beyanları, olay yerinde herhangi bir suç yada suç unsuruna rastlanılmaması, Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğü raporunda mağdurenin bakire olduğunun belirtilmesi, mağdureye ait tişörtte yapılan araştırmada sperm hücresi görülememesi ve mukayeseye uygun DNA profili elde edilememesi, tanık beyanı, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın mağdureye karşı atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yeter, her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı anlaşıldığından sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğu gerekçesi ile bozulması” kararına ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu kanaatinde olduğum için Dairemiz Sayın heyetin çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Sanık olaydan sonra kolluktaki savunmasında, katılan mağdure ile ilk karşılaştıklarında ona selam verdiğini, daha sonra ayrıldığını beyan ettiği, Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgu sırasındaki savunmasında, katılan mağdure hızlı hızlı yürürken ona yetiştiğini ve arkasından ona dokunduğunu, Mahkemedeki savunmasında, Mağdurenin arkasından iki kişi daha geldiğini, katılan mağdurenin de koştuğunu, merak edip gidip omzuna dokunduğunu beyan ettiği, her üç savunmada da sanığın çelişkili beyanlarda bulunduğu, Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğü’nün 26/01/2015 tarihli raporunda, olay tarihi ile uyumlu BTM ile iyileşebilecek derecede mağdurun yaralandığının belirtilmesi, tanık ...’nın mağdurun ilk beyanlarını doğrular ifadesi, ilk derece mahkemesinin yerinde gerekçeler ile kabul ettiği şekilde sanığın üzerine atılı suçu “basit cinsel saldırı” olacak şekilde gerçekleştirdiği kanaati ile ilk derece mahkemesinin kararının onanması gerektiği görüşündeyim.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/8799, K. 2024/3001, T. 02.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-8799-e-2024-3001-k-a979fc0312e1