Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/8526 E. 2023/8388 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8526
- Karar No
- 2023/8388
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/305 E., 2015/131 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkkında Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2011 tarih 2011/4152 Esas sayılı iddianamesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2013 tarihli 2011/293 Esas, 2013 /425 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası kapsamında kaldığından bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. 3. Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2015 tarihli ve 2013/305 Esas, 2015/131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2019 tarih 14-2015/312619 sayılı bozma görüşlü Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Eksik araştırmaya, mağdur hakkında ruh sağlığının bozulduğuna dair alınan raporun yasanın şartlarını taşımadığına ve hükme esas teşkil edemeyeceğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, haksız gerekçeye, mağdurenin beyanı alınırken yanında uzman bilirkişi bulundurulmadığına, mağdur beyanları ile tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, lehe olan hükümlerin uygulanmasının yanlış yapıldığına, görevsizlik kararı verilerek dosyanın asliye ceza mahkemesine gönderilmesi gerektiğine, eksik ve usulsüz inceleme sonucunda verilen kararın bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın suç tarihinde on bir yaşında olan ve denizde yüzen mağdurenin yanına giderek burada kendisine şehevi hareketlerle sarıldığı, bilahare elini mağdurenin bikinisinden içeri sokarak cinsel organına 5-10 ... kadar dokunduğu, mağdurenin çevreden yardım istemesi üzerine sanığın mağdureyi bırakmak zorunda kaldığı, bilahare güvenlik görevlisi olan ve dosyada tanık sıfatıyla Asliye Ceza Mahkemesinde ise sanık sıfatı ile beyanları alınan 5 güvenlik görevlisi tarafından sudan çıkarılarak yakalandığı, sanığın eyleminin ani ve kesik nitelikle olmaması sebebiyle sarkıntılık suçunu oluşturmayacağı 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası mevzuatın sanığın daha lehine olduğu tespit edilmiş ve bu mevzuata göre hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Almanya'da ikamet eden mağdure hakkında bulunduğu yerde düzenlenen psikolog raporuna ve dosya üzerinden yapılan incelemeye göre hazırlanan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakultesi Adlî Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 21.05.2015 tarihli, usule aykırı şekilde düzenlenen raporun hükme esas alınması ve sanığın eylemleri sebebiyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun şüphede kalması değerlendirildiğinde, mevcut haliyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanamayacağı ve lehe Kanun değerlendirmesinin de bu doğrultuda yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2011 tarihli celsesinde talep edilmesi sonucu sanık hakkında düzenlenen Alanya Devlet Hastahanesi Baştabipliği'nin 02.01.2012 tarihli raporunun yetersiz olması karşısında sanığın dava dosyasıyla birlikte Adlî Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevkiyle suç tarihinde üzerine atılı suçla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci veya ikinci fıkraları kapsamında cezaî ehliyetinin bulunup bulunmadığına dair yeniden rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2015 tarihli ve 2013/305 Esas, 2015/131 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak,oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.