Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/8502 E. 2023/2292 K. – Cinsel Taciz

Konu: Cinsel Taciz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8502
Karar No
2023/2292
Karar Tarihi
Konu
Cinsel Taciz

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2014 tarihli 2014/9036 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında cinsel taciz ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/378 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme şekilde cinsel taciz suçunu oluşturduğu kabul edilerek 4200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.03.2019 tarihli ve 14-2015/320650 sayılı düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İsteği Katılan ve tarafsız tanık olmayan katılanın arkadaşlarının beyanları doğrultusunda hakkında mahkumiyet kararı verildiğine, katılanın borcunu ödememek için yalan beyanda bulunduğuna, kendisine delil sunma imkanı verilmediğine ve savunma hakkının kısıtlandığına yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Katılanın, sanıktan perde alması sebebiyle borçlu olduğu, sanığın 28.06.2014 tarihinden, intikal tarihine kadar katılanı defalarca aradığının HTS kayıtları ile sabit olduğu, sanığın bu aramalarından birinde katılana “Para pul önemli değil gel çay içelim, aramızda başka türlü hallederiz” dediği, sanığın bu sözlerine katılanın arkadaşı tanık ...’nun şahitlik yaptığı anlaşılmış ve sanık hakkında kişilerin huzur ve sukununu bozma ve cinsel taciz suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın alacağın gece saat 23.00'den sonra istemesi için katılanı arayıp mesaj gönderilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın eylemlerini cinsel duygularını tatmin amacıyla gerçekleştirdiği, aramaları ve mesaj göndermeleri bu kapsamda yerine getirdiği, sırf rahatsızlık verme amacıyla yapmadığı dolayısıyla eylemlerin bir bütün halinde zincirleme cinsel taciz suçunu oluşturacağı kanaatine varılarak haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanılarak zincirleme cinsel taciz suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV.GEREKÇE 1. Gerekçeli karar başlığında hatalı olarak gösterilen suç tarihinin 08.07.2014 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası yanı sıra 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması, bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 4. Gerekçemizin ikinci bendinde açıklanan nedenle Tebliğnamede düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/378 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/8502, K. 2023/2292, T. 12.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-8502-e-2023-2292-k-d8ce338cd627