Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/7300 E. 2024/2389 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7300
- Karar No
- 2024/2389
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/758 E., 2015/297 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 105 inci maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/758 Esas, 2015/297 Karar sayılı kararı ile sanığın; sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.12.2018 tarihli ve 14-2015/231090 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin beyanının doğruluğu, talep edilmesine rağmen uzman kurumca değerlendirilmeyerek sosyal hizmet uzmanının raporu ile yetinildiğine, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, lehe olan kanun maddelerinin uygulanmasını engelleyen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise "olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Mahkemece olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bunun mümkün olmaması halinde ise çocuk izlem merkezinde kaydedilen görüntüleri duruşmada hazır bulunanlarca izlenip sanık ile müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. 2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/758 Esas, 2015/297 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.