Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/282 E. 2024/7022 K. – Hileli İflas
Konu: Hileli İflas
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/282
- Karar No
- 2024/7022
- Karar Tarihi
- Konu
- Hileli İflas
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/30 E., 2023/556 K. SUÇ : Hileli iflas HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıkların temsile yetkili olduğu Batı Otobüs Servis Seyahat Ltd. Şirketinin 17.09.2009 tarihinde Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından iflasına karar verildiği, bu kararında 04.01.2010 tarihinde kesinleştiği, iflas tasfiyesinin yürütüldüğü Ankara 21. İcra Müdürlüğü tarafından şirkete ait, iflas karar tarihinden önceki 3 yıla ilişkin defter ve belgelerin ibrazı ve bazı haczedilen menkulleri teslim edilmesi istenilmesine rağmen defter ve belgelerin ibraz edilmediği gibi şirket adına kayıtlı birçok aracın ve Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2008/13055 E ile 2008/10764 E sayılı dosyalarından haczedilerek sanığa bırakılan menkullerin iflas masasına teslim edilmemesi nedeniyle sanıkların hileli iflas suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; Türk Ticaret Kanunu'nun 66 ve devamı maddelerine göre tacirler bir kısım defterleri tutmak zorunda olup, 5237 sayılı TCK'nın 161/1-b maddesindeki düzenlemeye göre ilgili defter ve belgelerin tevsik edileceği borçlunun mal varlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarda bulunması halinde önem arz edeceği, borçlunun mallarını kaçırmaya yönelik gerçekleştirilmiş olan hileli bir tasarruf olmaksızın ilgili ticari defter, kayıt veya belgelerin istenildiği hâlde verilmemesinin hileli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı, sanığın ticari defter, kayıt veya belgeleri gizlemesi veya yok etmesi eyleminin, hileli tasarrufların ortaya çıkmasını önlemek için yapılmış olması gerekmesi karşısında; öncelikle sanıklardan özellikle şirkete ait ticari defter ve belgelerin tutulup tutulmadığı, tutuldu ise muhasebeci, şirket merkezi vs. nerede olduğunun sorulması, savunma içeriğine göre defter ve belgelerin temininin sağlanmasına, ayrıca ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının noter tarafından yapılması gerekmekte olup, şirketin merkezinde bulunan noterlerden şirkete ait ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yapılıp yapılmadığının, dolayısıyla şirketin en başından itibaren ticari defterlere sahip olup olmadığının ve sanıkların savunmasının içeriğinin doğru olup olmadığının tespiti açısından sanıkların şirketin kuruluş ve işleyişindeki durumları ilgili ticaret sicil memurluğu ve vergi dairesinden usulünce araştırılıp, şirket adına kayıtlı taşınmaz veya taşınır mal olup olmadığının tapu dairesi ve trafik şube müdürlükleri vs. ilgili yerlerden sorulması, iflas süreci içerisinde muvazaalı olarak satılıp satılmadığı ya da devredilip devredilmediğinin araştırılması, iddianamede ve iflas idaresi memurunun dilekçelerinde belirttiği, Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2008/13055 Esas ile 2008/10764 Esas sayılı dosyalarından haczedilerek müflis şirket yetkilisine bırakılan menkullerin ve müflis şirket adına kayıtlı araçların iflas masasına teslim edilip edilmediği, alacaklılardan mal kaçırılıp kaçırılmadığının da araştırılması, gerekirse şirketten alacaklı olduğunu bildirenlerden sorulup sonucuna göre tüm delil belgeler üzerinde Ticaret, İcra ve İflas Hukuku ile Ceza Hukuku konularında uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak TCK'nın 161, 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı, alacaklıları zarara uğratma amacına yönelik eylem olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılması, suça konu şirketin iflasına sebep olan hileli tasarrufların iflastan önce veya sonra da yapılabilmesi mümkün olduğundan, bilirkişi raporunda ticaret sicil gazeteleri de incelenerek müflis şirketin yetkililerinin hangi dönemde sorumlu olduklarının tespiti de yapılarak sanıkların sorumlu oldukları dönemlerinde belirlenmesi sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.