Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/6315 E. 2024/3672 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6315
Karar No
2024/3672
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Katılan sanık ...'ın, Mahkemece yokluğunda verilip 03.03.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmü 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenip tebliğden işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra 11.03.2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmıştır. Sanıklar haklarında kurulan hükümlerde; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR 1.Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2015 tarihli, 2014/133 Esas, 2015/22 Karar sayılı kararı ile ...’in ablası ... ile birlikte hayvan otlattıkları, katılan ve ablasını burada gören sanıklardan ...'in HTS raporlarından da anlaşılacağı üzere, ... ile görüşerek katılanın yerini ...'e bildirdiği, bunun üzerine sanık ...'in kendisine ait bej renkli ... marka araç ile yanında diğer sanıklar ..., Yılmaz ve ... olduğu halde olay yerine geldiği, sanıkların katılanı kaçırma yönünde fikir ve eylem birliği içinde bulundukları, aracı...'ın kullandığı ve yüzünü kazak ile sardığı, katılan ve ablasını gören sanıkların araçtan indikleri, sanıklar ... ve ...'in katılanı kolundan ve bacağından tutarak arabaya doğru getirdikleri, sanıklar ... ve...'ın aracın kapısını açarak eyleme yardım ettikleri, buradan hareket eden sanıkların yanlarında katılan da olduğu halde, Kumru ilçesi Teknecik Yaylasında kimsenin olmadığı bir eve geldikleri, sanık ...'in, ... ve...'dan gitmelerini istediği, evin kapısının kilitli olması nedeniyle ..., ... ve katılanın eve pencereden girdikleri, burada kaldıkları süre boyunca sanık ...’in katılan ile birden fazla kez zorla cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra buradan ayrılarak Korgan yaylasına geldikleri ve burada tanık Nazım’a ait evde kaldıkları, sanık ...'in buradan kardeşi İbrahim’i telefonla arayarak gelip kendilerini almalarını istediği, İbrahim’in kendilerine ait lombardini marka tarım aracı ile gelerek sanık ve katılanı aldığı ve birlikte ...'in evine geldikleri, burada da sanık ...’in katılan ile iki kez zorla cinsel ilişkiye girdiği kabul edilen olayda, dosya içerisindeki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık ...'in nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis 15 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında katılan sanıklara "Burada gördüklerinizi birine söylerseniz sizi vururum" dediği iddiasıyla açılan davada tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine, sanıklar ve katılan sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî ret, kısmî onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin ve Katılan Sanık ...'ın Temyiz İstekleri Gerekçe belirtmeksizin hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna yöneliktir B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Sübuta, sanık ...’in olay yerinde bulunmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına, aksi kabul halinde yardım eden sıfatıyla sorumlu olması gerektiğine, bilme imkanın olmadığından sanık ağırlaştırıcı hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. C. O Yer Cumhuriyet Savcının Temyiz İsteği Özetle dosya kapsamına göre Sanık ...’in tehdit eyleminin sübut bulduğuna ve hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. GEREKÇE A. Katılan Sanık ...'ın Temyiz İsteği Yönünden Katılan sanık ...'ın, Mahkemece yokluğunda verilip 03.03.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmü 5271 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenip tebliğden işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra 11.03.2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla sanık ...'ın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. C. Sanıklar ..., ... ve ... Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. D. O Yer Cumhuriyet Savcısı ile Katılan Sanık ...'ın Sanık ... Hakkında Tehdit Suçu Yönünden Kurulan Hükme İlişkinTemyiz İstekleri Yönünden 1. Sanık ...'in yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemlerin sorgu tarihi olan 02.10.2014 günü olduğu ve bu tarihten inceleme gününe kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Yukarıdaki bentte belirtilen nedenle onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Katılan Sanık ...'ın Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2015 tarihli ve 2014/133 Esas, 2015/22 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık ...'ın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2015 tarihli ve 2014/133 Esas, 2015/22 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ... ve ... Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2015 tarihli ve 2014/133 Esas, 2015/22 Karar sayılı kararında katılan sanık ..., sanık ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, Sayın Üye ...'ın sanık ... yönünden karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA, D. Sanık ... hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2015 tarihli ve 2014/133 Esas, 2015/22 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.04.2024 tarihinde karar verildi. Karşı Oy Dairemizin Sayın Çoğunluğu ile ihtilafa düştüğüm husus sanıklardan ...'in, diğer sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin eylemlerine katkısının, müşterek fail sıfatıyla mı yoksa yardım eden konumunda mı olup olmadığına ilişkindir. İlk derece Mahkemesince yargılama neticesinde kabul edilen oluş; olay tarihinde mağdure ...’in ablası ... ile birlikte hayvan otlattıkları, müşteki ve ablasını burada gören sanık ...'in HTS raporlarından da anlaşılacağı üzere, sanık ... ile görüşerek mağdurenin yerini sanık ...'e bildirdiği, bunun üzerine sanık ...'in kendisine ait bej renkli ....marka araç ile yanında diğer sanıklar ....ve ...olduğu halde olay yerine geldiği, sanıkların mağdureyi kaçırma yönünde fikir ve eylem birliği içinde bulundukları, aracı ...'ın kullandığı ve yüzünü kazak ile sardığı, mağdure ve ablasını gören sanıkların araçtan indikleri, sanıklar .... ve ....'in mağdureyi kolundan ve bacağından tutarak arabaya doğru getirdikleri, sanıklar ...ve ....ın aracın kapısını açarak eyleme yardım ettikleri, sanık ...'in tekrar telefonla sanık ...'i arayarak ne yaptıklarını sorduğu, buradan hareket eden sanıkların yanlarında mağdure de olduğu halde, Kumru ilçesi Teknecik Yaylasında kimsenin olmadığı bir eve geldikleri, sanık ...'in, .... ve ...'dan gitmelerini istediği, evin kapısının kilitli olması nedeniyle .... ve mağdurenin eve pencereden girdikleri, burada kaldıkları süre boyunca sanık ...’in mağdure ile birden fazla kez zorla cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra buradan ayrılarak Korgan yaylasına geldikleri ve burada tanık ...’a ait evde kaldıkları, sanık ...'in buradan kardeşi İbrahim’i telefonla arayarak gelip kendilerini almalarını istediği, İbrahim’in kendilerine ait lombardini marka tarım aracı ile gelerek sanık ve mağdureyi aldığı ve birlikte ....'in evine geldikleri, burada da sanık ...’in mağdure ile iki kez zorla cinsel ilişkiye girdiği şeklinde olup, bu oluş ve kabul yönünden Sayın Çoğunlukla görüş ayrılığım bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince yukarıda belirtilen kabul doğrultusunda ve onanmasına karar verilen hükümle tüm sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 37. Maddesi uyarınca müşterek fail sıfatıyla sorumlu tutarak mahkumiyetine karar verilmiştir. Oysa ki olay yerinde bulunmayan sanıklardan ...'in, inceleme konusu olayımızda diğer sanıkların eylemine katkısının yardım eden sıfatından öteye gitmediğinin kabul edilmesi iktiza etmektedir. Olayda sanık ...'in kabul edilen eylemi, telefonla mağdure ...’in yerini sanıklardan ...'e haber vermesi ve sonrasında yine telefonla sanık ...'e ne yaptıklarını sormasından ibarettir. Buna göre Sanık ...'in, diğer sanıkların mağdure ...'i kaçırmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemine doğrudan katkısının bulunmadığı başka bir ifadeyle eylem üzerinde hakimiyetinden söz edilemeyeceği, sanık ...'in mağdurenin yerini söylemesi şeklindeki eyleminin diğer sanıklar yönünden hazırlık hareketi kapsamında düşünülebileceği, hürriyeti tahdit suçu için daha icrai hareketlerin yani 5237 sayılı Kanun'un 35. Maddesi bağlamında cezai sorumluluğun henüz başlamadığı bir aşamada sanık ...'in kişiyi hürriyetin yoksun kılma suçundan müşterek fail olarak kabul edilmesi hukuken hatalı olacaktır. Ayrıca sanık ...'in eylemi, diğer sanıkların icrai hareketlerinden önce olmasından dolayıda sanıklar arasındaki iş bölümü veya paylaşımı niteliğinde değerlendirmesi de mümkün olmayacaktır. Sanık ...'in anılan eylemi, 5237 sayılı Kanun'un 39/2-c maddesinde düzenlenmiş olan suçtan önce yardım eden şerik yönünden ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Sanık ..., suçun işlenmesinden önce mağdurenin yerini sanık ...'e söyleyerek, sanık ...'in eylemini kolaylaştırmıştır. Bu yönüyle Sanık ...'in tali nitelikteki katkısı, yardım eden sıfatıyla sorumluluğunu doğuracaktır. Neticeten yukarıda açıklanan gerekçelerle sanık ...'in diğer sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin eylemlerine 5237 sayılı Kanun'un 39/2- maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla katılmış olup yapılan uygulama doğru ve isabetli bulunmadığından kararın bu yönüyle bozulması görüşünde olduğum için Sayın Çoğunluğun kararın onanması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/6315, K. 2024/3672, T. 25.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-6315-e-2024-3672-k-785d62445241