Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5046 E. 2023/6514 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5046
Karar No
2023/6514
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KARAR SAYISI : 2014/111 Esas, 2015/67 Karar SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Düşme, beraat, temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 ve 20.03.2015 tarihli ve 2014/111 Esas, 2015/67 Karar sayılı karar ve ek kararının, şikayetçi Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine dosya tetkik edildi; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu ve Bakanlık vekili tarafından kovuşturma evresinde katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, Mahkemece temyiz isteminin reddine dair verilen kararın yerinde olmadığı anlaşıldığından, 20.03.2015 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesi uyarınca şikayetçi Bakanlığın davaya katılmasına karar verildi. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin; birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası ve aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin; ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/111 Esas, 2015/67 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı eyleminin değişen suç vasfı ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup, bu suçtan 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.02.2018 tarihli 14-2015/141764 sayılı kısmi onama-kısmi bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Davaya katılma hakları olduğuna, sanık tarafından işlenen fiil sabit olmasına rağmen eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, hükümlerin ve ek kararın bozulmasına gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemenin Kabulü İddianame, sanık savunmaları, mağdure, şikayetçi ve tanık beyanları, doktor raporları, nüfus ve aile nüfus kayıt tabloları ile dosya içerisindeki sair belge ve delillerden; sanık hakkında amcasının kızı olan mağdureye yönelik olarak, zorla organ sokmak suretiyle teselsülen nitelikli cinsel istismarda bulunduğundan ve bu amaçla cebir, tehdit, hile kullanarak hürriyetinden yoksun kıldığından bahisle cezalandırılması istemli kamu davası açılmış ise de, mağdurenin olay tarihi itibariyle on altı yaşında olduğu, tarafların önceye dayalı duygusal ilişkileri bulunduğu, olay tarihinde sanık yönetimindeki araçla gezmeye çıktıkları olay yeri (...) kasabasına giderek mevcut duygusal ilişkilerinden mütevellit vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri, daha sonra mağdurenin sanıkla birlikte sanığın evine giderek geceyi burada rızaen geçirdiği sanığın odasında cinsel ilişki yaşamadan birlikte yattıkları, mağdurenin abisi ...'nin de aynı evde olduğu ve kendilerini bu halde gördüğü ancak duygusal ilişkileri nedeniyle tepki göstermediği, olay sonrası da tarafların görüşmeye devam ettikleri, böylece eylemlerde mağdurenin rızası bulunduğu, mağdure yaş itibariyle rıza açıklamaya ehil olgunlukta olduğu ve yargılama aşamasında bu hususu doğrulayarak şikayetçi olmadığı ve önceki şikayet ve iddiasının da mağdurenin aile ve çevre korkusu ile cereyan ettiği, mağdurede tespit olunan kızarıklık ve morlukların cinsel ilişkiden mütevellit olduğu, dinlenen tüm tanıklarca aksi iddia edilmediği anlaşıldığından, tüm dosya çerçevesinde sanığın eylemlerin rızaen gerçekleştiğine ilişkin savunması bizzat mağdure tarafından doğrulanan ve eylemlerde mağdurenin rızası hilafına maddi, manevi zor kullandığına ilişkin cezalandırılmasına yeterli ve elverişli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi, mağdurenin kovuşturma aşamasında eylemini rızaen gerçekleştiğine dair değişen beyanları karşısında sanığın eyleminin değişen dönüşen vasfı ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna vücut verdiği ve 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi kapsamında kaldığı, bu suçun takibinin şikayete bağlı olduğu şikayet hakkı sahibi mağdurenin şikayetçi olmadığı aynı zamanda velayet hakkına sahip annesi ...'nin de şikayetçi olmadığını beyan ettiği olayda, kovuşturma şartının ortadan kalktığı anlaşıldığından atılı bu suçtan aynı Kanun'un 73 üncü ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine, ayrıca sanık hakkında cinsel amaçlı hürriyetten yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemli kamu davası açılmışsa da, mağdurenin kendisine yönelik eylemi ve olayları idrak edebilecek ve 5237 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi uyarınca kişisel haklardan olan hürriyeti üzerinde mutlak olarak tasarruf edebilecek yaş ve olgunlukta olduğu kovuşturma aşamasındaki beyanlar ve sanığın istikrarlı şekilde değişmeyen savunması kapsamına göre bu eyleminde mağdurenin hukuken geçerli rızası ile cereyan ettiği, rızanın varlığının hukuka uygunluk nedeni olduğu bu sebeple bu suçun da yasal unsurları itibariyle oluşmadığı kanaatine varıldığından atılı bu suçtan da 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yargılama konusu eylemlerin, oluşa uygun kabule göre 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu ile tüm dosya kapsamına göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan davada işlenilen eylemin aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu, anılan Kanun maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 06.05.2014 tarihli mahkeme sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenlerle Tebliğnameye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/111 Esas, 2015/67 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/5046, K. 2023/6514, T. 18.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-5046-e-2023-6514-k-30116977863c